Ocak 1985 · s. 27 · 2 dakikalık okuma
İnsanlığın Büyük Derdi Şişmanlık

Şişmanlık denen hastalık, gıda maddelerinin, harcanan enerjiden daha fazla alınması neticesi ortaya çıkar.
Günümüzde daha çok estetiği bozduğu endişesi ile korkulan şişmanlık, birçok sıhhi problemin de kaynağıdır.
Şişman bir vücudu taşımanın sonucu mafsallarda ağrı meydana gelir; adeleler randımanlı çalışamaz. Ayrıca şişmanlığın pankreas, böbrek, kalp, damar, göz ve beyine de menfi tesiri vardır.
Framingham isimli araştırıcının çalışmasına göre, normal standartlardan % 20'den fazla kilosu olanlarda ölüm nispeti, normal kilolulara nazaran % 40 daha fazladır. Normal standardına göre % 40 ve daha üstünde kiloya sahip olanlarda ise ölüm nispetinde % 100'e yakın artış görülmüştür. Görülüyor ki, insanlığın kendi bedenine yaptığı tahripkâr hareketler ecel için bir zemin de oluşturmaktadır.
Araştırıcılar şişmanlıkla seker hastalığı arasında bir paralellik bulmuşlardır. Orta yasın üstündeki şişmanlarda seker yükleme testleri sonucu % 25'inde gizli şeker hastalığının olduğu tespit edilmiştir. Halbuki normal bir toplum taramasında bulunabilecek gizli şeker hastalığı nispeti % 3'dür. Bu durumda şişmanlığın seker hastalığı için bir vasat teşkil edebileceği aşikârdır. Seker hastalığı olan kişilerde yapılan araştırmada ağırlık standardına göre % 20 fazlalığı olan şişmanların % 8'inin şeker hastası olduğu anlaşılmıştır. Şisman kişilerde safra tasma sık rastlanılmaktadır. Gastroenteroloji kitaplarında İngiliz literatürüne binaen safra tası riski taşıyanlarda "4 F belirtisi vardır" denir. Bu F harflerinden birisi de şişman manasına gelen "Fatty"dir. Şişmanlarda diafragma hareketleri daha zordur. Bu da solunum problemlerine yol açabilir. Nitekim bu tip bir şişmanlığı olanlarda solunum zorluğuna eşlik eden bir sendrom vardır: "Pickwick sendromu" adı verilen bu sendromda solunum problemleri aşırı şişmanlıkla daha da bariz bir hâle gelerek, corpulmonale denilen kalb ve akciğer hastalığının meydana gelmesine sebep olmaktadır. Şişmanlarda yüksek olan kolesterol seviyesi beraberinde damar sertliği gibi bir tehlikeyi de getirir. Damar sertliği yüksek tansiyon ve buna bağlı olarak kalp yetersizliğine; böbrek ve göz hasarlarına, beyin kanamalarına yol açmaktadır. Cornfield ve arkadaşlarının (Arch. Environ Health 19: 382, 1969) Amerika'da yaptıkları araştırmalara göre orta yaslı erkekler arasında normal ve normalin % 15 altında ağırlığa sahip olanlarda, yüksek tansiyon sıklığı % 14 iken, normalin % 15 üstünde ve daha şişman olanlarda % 47 olduğu tespit edilmiştir.
Umumiyetle şişmanlamak kolay, zayıflamak işe zordur. Bu sebeble şişmanlığın, tedavisinden önce önlenmesi gerekir. Bu da küçük yastan itibaren enerji dengesine uygun bir beslenme rejiminin tatbikiyle en iyi bir şekilde sağlanabilir. Bu ise, ferdin, besinlerin kalori değeri ile enerji harcaması mevzuunda dikkatli olması ile mümkündür.
Simdi hep beraber 14 asır evvel söylenmiş sözlere kulak verelim:
"Ümmetim için en çok korktuğum şeyler şişmanlık, çok uyku ve tembelliktir." (h)
"Çok yemek kötü bir şeydir. "(h)
"İnsanoğlunun midesini iyice doldurmasından daha zararlı birsey yoktur." (h)
Dr. Polat Has