Şubat 2000 · s. 46 · 2 dakikalık okuma
His ve Düşünce Ufku
SILA
Kara bir tren, upuzun bir yol savunur uzaklara. Vagonlarda kömür kokusu, vagonlarda yalnızlık diz boyu. Sallanan beyaz mendiller donakalır gözbe-beklerinde. Geride anılar, özlemler, geride analar, yar bırakılır boynu bükük. Kara bir duman ve acı bir düdük çalar kampanalarda.
Buralara gurbet yağmuru yağar, köy yağmuruna benzemez. Soğuk olur, yakar ellerini, yüreğini ta ciğerden. Burada hızla düşer kaldırımlara, orada ağır ağır yaylalara. Burası gökdelen kokar, egzoz kokar, orası kekik alabildiğine. Burada mor hüzünler var salkım salkım, orada mor üzümler dallarda. Her daim kış yaşanır bu yabancı kaldırımlarda. Orada ise gül mevsimi vardır şimdi taptaze.
Yaşamak zor sanattır. Her gece gurbet türküsü takılır diline. Hoyrat, asi bir rüzgar eser sana yabancı. Tanımadığın yıldızlar dolanır semalarda. Ne geceleri dost olur yalnızlığına, ne de gündüzleri. Ama her şeye rağmen, direnirsin özlemlere inat. Gurbete inat dimdik ayakta durmak için, sabret dersin pervasız yüreğine. Günler boyu mektup beklersin memleket kokan, ana kokan. Her satırı ayrılığa sitem, her kelime bir özlem anlatır sesini duyurmak istercesine. Duyulur mu bilinmez, kara trenin geçtiği yollardan.
Seneler geçtikçe aynada kır saçlı biri beliriverir. Gözlerinin altında torbalar. Yıllar bir bir devrilmiş yaşlı bir çınar gibi. Uzaktakiler usanmadan beklemiş gurbettekini. Dönsem, gitsem yine kara bir trene takılıp, yaylalar bedenimi kucaklar mı? Kır saçlarımla kucaklasam tanır mı bacım beni? Bir gün dönsem, küçükken adını bile duymadığım bu memleketten, köy yağmuruna, kekik kokusuna, mor üzümlere kavuşurum değil mi?
Melike Çam / Yalova
SENİ BEKLERKEN
Umutsuzca beklerim geceleri seni,
Birkaç kere ölürüm her gece.
Seni beklememin tek nedeni,
Dudaklarımda hapsolmuş bir hece.
Gelmeyeceğini bile bile beklerim seni,
Ve sen de beklediğimi bildiğin halde gelmezsin.
Geceler artık benim için, suskun bir deli,
Ve sen içimde hiç susmayan bir sessin.
Bir sen varsın beklemeye değer,
Bekliyorum seni sevdiceğim,
Bana geri dönmezsen eğer,
Seni beklerken öleceğim.
İçimdeki ses diyor: gelir, daha erken.
Yine sabah oluyor, seni beklerken.
Polat Onat / Samsun
RÜZGARDA
Aksamlar biter senin çehrenden, yoksa kimden
Sen, pare pare düsen yağmurlarda saklısın
Yüzünü görmek için açtığım penceremden
Sen, içeriye dolan o rüzgarda saklısın.
Ağla gönül bahçemde için için simdi sen
Eserin hicran dolu gönlüm, saçımdaki ak
Dağlar ardından esti o mahzun rüzgar birden
Bu kez tenime değil yüreğim çarparak.
Özgün Sağdıç / Sivas