Kasım 1992 · s. 18 · 7 dakikalık okuma
His ve Düşünce Ufku


KUTSAL ÇİLEYE ÇAĞRI
Başucumda akşam olur
Saatler.
Beynimin en ücra köşelerinden,
Bir büyülü balyoz vurur
Ruhuma.
Martılara çığlık olur
Dertlerim.
Heraklit'in çekemediği yükün,
Binler fazlasını omuzlarıma,
Atar felek dedikleri
Muamma.
Asar beni
Bir pamuk ipliğinde.
Sabahları görmez.
Kara gözlerim.
Gece sırdaş, gece tılsımlı
Örtü.
Bir de varım karanlığında
Onun,
Bir de havam, suyum
Ve çilelerim.
Birgün olur karanlığı delerim.
Ve biterse derdim,
Biterse vuslat.
Yâ Rab, beni o çilesiz
Dünyadan,
Acıyla yoğrulmuş
Beldelere at.
Melik MUHAMMEDOĞLU
Şiiriniz gayet çarpıcı bir üslûpla ele alınmış. Serbest tarzın güzel bir örneği olmuş. Son kısım ise gayet vurucu. Sizden daha güzide şiirler bekliyoruz. Selamlar.
ÇOBAN VE YILDIZI
Işıkların ahengi semâları tutarken,
Ufuklarda kan rengi gül açar gün batarken.
Karanlık ağır ağır serilirken ovaya,
Altın rengi dolunay gülümser bir yaylaya.
Sessizlik bir çığ gibi büyür tüm dimağlarda,
Korku bir veba gibi gezinirken dağlarda.
Uçuşur kıvılcımlar çobanın ateşinden,
Keder dolu yalnızlık okunur bakışından.
Yaslı kavalın sesi karışır rüzgârlara,
Bir selam yollar gibi o uzak diyarlara.
Gözünde hatıralar herşeyi unutturur,
Çanakkale harbinden kalma bir marş tutturur.
Sonra buz gibi bakış gezinir Kafkasya'yı,
Bir soğuk fırtınada görür Orta Asya'yı.
Düşündükçe köyünün yakıldığı o yazı,
Kor alev gibi yakar yüreğini bir sızı.
Sonra çelik bakışlar çevrilir karanlığa,
Yaşlı çoban son bir kez devrilir bu toprağa.
Her çizgisi bir hatıra saklı o dik başını,
Kaldırır gökyüzüne gizleyerek yaşını.
Mesken tutmuş kendine ıssız yaban düzünü,
Bir dost gibi arıyor, son çoban yıldızım.
İsmail TURHAN
Şiiriniz Faruk Nafiz Çamlıbel'in Han Duvarları'ndan mülhem kaleme alınmış gibi. Fakat oldukça güzel. Akıcı bir üslûp, sağlam bir kâfiye örgüsü ve içli bir ses, yoğun bir mânâ iklimi bize sizin şiirinizin ustalık çizgisine ulaşmaya yakın olduğu hakkında kanaat verdi. Gayret ve azimle kalemi elden bırakmayın diyor, selam ve sevgiler sunuyoruz..
ÜMİT
Ayrılırken o diyarlara son defa baktık,
Senelerin kurulamadığı iki damla gözyaşı hatıra bıraktık.
Git sor; toprak, taş, ağaç, zerre bile bizi çağırır,
En yalçın kayalar mazinin haşmetiyle gel diye bağırır.
Sen acıda, ben ızdırapta hergün yanıyorum,
Açı/an kollarına ancak hülyâlarda, hayallerde hasretle uzanıyorum.
Birgün, mutlaka birgün geleceğiz diyorum
Sana hasret kalanlarla karanlığı yutmak için ışığa doğru sefere gidiyorum.
Bahadır KAYIM/Çarşamba
Şiirinizin bazı bölümlerini köşemize aldık. Diğer bölümler teknik yönden zayıf. Mısralarınız oldukça uzun olduğu için şiiri okumak zorlaşıyor. Halbuki kısa ve özlü mısralarla fikir ve hislerinizi odaklaştırmanız daha çarpıcı olur. Size N. Fazıl'ın şiirlerini ciddi incelemenizi tavsiye ediyoruz. Selam ve sevgiler.
İNANIYORUM
Yüreğimde düğüm düğüm hıçkırık,
İçimde bir ateş hep yanıyorum.
Ayaklarım bağlı kollarım kırık,
Bu yerde gezmeye utanıyorum.
Bu ne biçim sükut ne teslimiyet.
Ne bu darmadağanlık, nedir bu gaflet.
Bekliyoruz, kopar birgün kıyamet.
O zaman kalkarız biz, sanıyorum.
Zulmete boğuldun, sen hala sabret.
Yeter sabrettiğin artık sebat et.
Tefekkürsüz gelir mi hiç selamet.
Ben hâlâ ne diye aldanıyorum.
Böyle daha kaç yıl bu sefil beşer.
Gururlanmak için tarihi eşer.
Geçmişim şerefli, geleceğim şer.
Eşref-i mahlukum kınanıyorum.
Bitsin bu bekleyiş ne olur doğ artık
En yüksek ufuktan ortalığa çık.
Eskidi bedenim, elbisem yırtık
Sanki asırlardır yıpranıyorum.
Seni aramaktan halsiz yorgunum,
Gel bekletme beni sana vurgunum.
Elimde bir ışık doğruluk yolum,
Seni bulacağım İnanıyorum.
Kenan KARCI İstanbul
Şiiriniz teknik açıdan zayıf. Fakat his yüklü ve samimi bir söyleyişiniz var. Fikir ve duygularınızı yansıtan şiirler bekliyoruz sizden. Fakat ümitsizliğin kesif, karanlık perdesini yırtmış olan... Selam ve sevgiler.
CİHAN MUHTAÇ SANA
Çalkantılar ayyuka çıktı biteceği yere,
Huzur bulamadı, kaynıyor cihan sen gideli,
Çukurlar zirve oldu, dağları ettiler dere,
Bir çığlık oldu beşer sana veda edeli.
Şark patlama noktasında, Batı daha da beter,
Seni vuran eller perişan, öz evini yakıyor.
Damarlarda kan dondu, ver elini artık yeter,
Boyunlar bükük ve beklemede, sana bakıyor.
İdareye vaziyette çobanlar, beşer inliyor,
Durmak niye? Uzat kollarını, sineni açsana.
Perde hazır, al rolünü, insanlık seni dinliyor,
Davransana, hem bir ben değil ki cihan muhtaç sana.
R. Çağrı YELDA/Kastamonu
Şiiriniz neslimize ne güzel bir mesaj olmuş. Onun misyonuna ışık tutuyor. Kafiye ve ses öğesi sağlam. Mânâ zaten orijinal bir tem çevresinde örülmüş. Fakat son dörtlükteki söyleyiş biraz daha yumuşatılabilirdi. Sizden daha güzide şiirler bekliyoruz.
KİTAPSIZ YAŞAYAMAM
Ne büyüğüm ne de küçük,
Yaşım başım kitap benim.
O olmazsa yürek sönük,
Arkadaşım kitap benim.
Bazen ışık bazen hava,
Bazen ümit, bazen dua,
Onsuz ömür hep boşuna,
Temel taşım kitap benim,
Hiç kimseler kalmasa da
Hiçbir dostum olmasa da
Niçin kalayım tasada,
Tek sırdaşım kitap benim.
İstemem ekmek ve azık,
Onsuz kalana pek yazık,
Mevtamızdan gelen rızık,
Suyum, aşım kitap benim.
Arkadaşım kitap benim,
Temel taşım kitap benim,
Tek sırdaşım kitap benim,
Suyum, aşım kitap benim.
Selman YAKUT/İstanbul
Şiiriniz tema olarak iyi. Belki çocukça bir söyleyişiniz var ama bunun sizin samimi hislerinizden kaynaklandığını düşünüyoruz. Şiirinizi en son dörtlükte özetlemeniz bir orijinalitedir denebilir. Sizden daha güzide şiirler bekliyoruz. Selam ve sevgiler.
UMUTLU AŞKLAR
Kalbin gülümser yeni aşklara
Doğumu gecikmiş umutlarla.
Bana yeni kapılar açılır,
Sonu gelmez tatlı yokuşlarda.
Bir güneşin batışına
Yüreğim kan ağlar.
Bir hasta kanını yatağında
Yeni umutlara bağışlar.
Annemin son sözü ayrılıkta
Yankılanır durmadan kulağımda.
Ufuklardaki karanlıklar
Aydınlanır gözlerimi yumduğumda.
Ebedi sonsuzluğa.
Ve beni bir sevgili bekler
Sonsuzluk diyarındaki
Havzın başında.
M. Ruhi EFE/İzmit
Şiiriniz gayet güzel. Fakat akıcı değil. Bir tutukluk var. Aslında bütün mısralar birleşip şiiri bir solukta okunacak bir mısra şekline getiren bütünün parçalandır. Kendi başına müstakil bir fikri verse de ritim, ses ve semantik yapı yönüyle parça olma hüviyetini asla kaybetmemeli. Şiirin bütünü desteklenmeli. Yoksa şiir kesik kesik sözlerden bir nağmeden ziyade bir hasta dudağındaki hırıltıya dönüşür. Sizden tenkitlerimiz ışığında daha güzide şiirler bekliyoruz. Selam ve sevgiler.
DAĞLARIN FİDANI...
Dağlar, başı dumanlı dağlar
Yamacın birinde bir fidan ağlar.
Rüzgâr eser, soğuk vurur, kar bağlar,
Yamacın birinde bir fidan ağlar.
Bu fidan toprak ister, ışığa bakar
Doğrulmak için Özünde, şimşekler çakar.
Rahmet der, Allah der, yürek yakar,
Doğrulmak için özünde, şimşekler çakar.
Mustafa GÜL İstanbul
Şiiriniz Halk Edebiyatı şiir İkliminden mülhem kaleme alınmış bir deneme olmuş. Güzel bir deneme. Fakat ikinci ve dördüncü mısra tekrarı yeni bir tarz. Sizden bu vurgulu söyleyişinizi daha uzun ve doyurucu şiirle yönlendirmenizi tavsiye ediyoruz. M. Akif Ersoy ve Y. Kemal'in şiirlerini incelemenizi öğütlüyoruz. Selam ve sevgiler.
ÇİLE
Neşe çileme inat
El etti ötelerden.
Bilenler bahsettiler
Saklı mesafelerden.
Şeytan neşemde saklı
Çile beyin ağımda.
Biri telli duvaklı
Biri hançer bağrımda.
Hasret çileden büyük
Gönülse kaf dağında.
Omuzlara ağır yük
Tam da gençlik çağında.
Serhat ŞAHİN/Ankara
N. Fazıl'ın şiir tekniğinden mülhem şiiriniz, gayet güzel. Ahenkli ve akıcı. Özgünlük, kendi şiir motifini örmek demek güzel şair. Başkasını okumalı ama kendi üslûbuna göre mısraları, beyitleri, dörtlükleri dokumak gerek. Sizden kendi şiirlerinizi kısa zamanda bekliyoruz. Selam ve sevgiler.
SELAM ALTIN NESLE
Zifiri karanlığın, ardında fecr-i sâdık,
Işığın hamalları, seherlerde uyanık.
Baş koymuşlar bir yola; uzun, çertefelli,
Ukbâ'daki yerleri simâlarından belli...
M. Ali KULAT
Şiiriniz tam olgunluğa ermemiş olmasına rağmen yer yer güzellikler sergiliyor. Bazı yerlerde kâfiye zorlamasına girmişsiniz. Biz şiirde kâfiyeden ziyade sâfiyeye gönül Sağlamalıyız. Eğer ilk planda kâfiyeyi düşünürsek mânâ örgüsü, semantik yapı sekteye uğrar. Fakat biz sizin diğer şiirlerinizi de okuduğumuz için bu türlü vartalara düşmeyeceğinize inanıyoruz. Sevgi ve selamlar.
VUSLAT
Benimle konuşan isimsiz renkler
Seninle var iken şekillenirler.
Ufukta duyulan isyankâr sesler
Ancak seninle yok edilecekler.
Karanlığın ortasında yakılan mumlar,
İçinde doğacak mûsiki bekler.
Ferman et heryer sesini özler
Seninle yeşerir bütün çiçekler.
A. Kadir KARGIN/Hollanda
Şiirinizin ikinci ve üçüncü dörtlüğü diğerlerinden daha çarpıcı olduğu için köşemize aldık. Şiirinizde en orijinal mısra "Benimle konuşan isimsiz renkler"dir. Sizden daha güzide ve orijinalite ikliminde şekillendirilmiş şiirler bekliyoruz. Selam ve sevgiler.
EZANLA DOĞAN GÜN
Henüz şafak sökmeden, ağarmadan tanyeri,
Semalara doğru, gür bir nidâ yükselir.
Açılır! Allahu Ekber nağmeleriyle, gaflet perdeleri,
Duru gönüllerde, Ruh-u Muhammedi tüllenir.
Doğrulur kıyama beşer, doğrulur bütün mahlukât,
Alınlarda secde gülleri, kalplerde sadâkât.
Yönelir Rabbine, nurdan âbide; kalpte haşyet,
Nar, nûru yakar mı hiç, nedendir bu hayret?
Serdar UYSALAR/Konya
Güzel bir şiir sesiniz var. Hayal gücünüz de oldukça kuvvetli. Bir de bu yönünüze imanın metafizik potansiyeli güç verince şiiriniz ötelere kanatlanmış ak güvercin gibi berrak, temiz ve miraç çizgisinde hareketli. Alışılmış tabirler kullanmanıza rağmen orijinal bir imaj uyandırıyor mısralarınız. Yeni ve daha yoğun muhtevalı şiirler bekliyoruz sizden. Selam ve sevgiler.
DAĞLARI YIKMAK
Hergün erkenden uyanmak,
Doğaya selam vermek istiyorum.
Güneşin doğuşunu seyretmek,
Kuşların ötüşünü dinlemek istiyorum.
Özlemle tutuşan yürekleri ferahlatmak,
Bağrı yanık analara teselli olmak için.
Matemlerin üzerine dağlan yıkıp
Sevinçlerle serinlemek istiyorum.
Rabia SAYAL/Gaziantep
Şiirinizin ilk iki dörtlüğü güzel. Fakat en güzel ve orijinal mısranız "Matemlerin üzerine dağları yıkıp" söyleyişiniz. Bu mısra sizde ümitvar olduğuna dair bir İpucu. Sizden üzerinde yoğun bir şekilde çatışılmış güzel şiirler bekliyoruz. Selam ve sevgiler.