Sızıntı Arşivi

Ocak 2000 · s. 36 · 4 dakikalık okuma

Haydi Omuzlayalım! Kürek Kemiği

Arslan Mayda · Dr. · Tıp

Dr. Arsları Mayda

Ağır bir yükle karşı karşıya kaldığımızda kollarımızın gücünün yetmeyeceğini veya belimizi sakatlayacağımızı düşündüğümüzde hemen yükün altına girerek onu omuzlarımıza kaldırır ve daha rahat taşırız. Köy ve kırsal alanlarda da çocuk, su ve odun gibi taşınacak çeşitli şeyler hemen omuza ve sırta alınır. Bunun en önemli sebebi omuz kemerini teşkil eden ve sırtımızda bulunan kürek kemiği diye bilinen Scapula'dır. Scapula, üçgen şeklinde, sırt bölgesinde arka göğüs kafesi üzerine omuzlar hizasında yerleştirilmiş sağlı sollu iki kemiktir. Üzerine yerleştirilen 17 kasla omuza ve solunum sistemine önemli fonksiyonlar yaptırır. Kürek kemiğinin iç kısmına yapışan kaslar, kürek kemiğini sırta ve gövdeye tespit eden kaslardır. Omuz bölgesinin fonksiyonunu yapabilmesi için kürek kemiğinin olduğu yere kilitlenmesi lâzımdır. Kürek kemiği boşta bir kemik olduğundan 17 kastan dört tanesi kilitleme görevi yaparken, 13 kas, omuz hareketleri ve soluk almada yardımcı olur. Boşaltma yapacak bir geminin limana demir atması gibi kürek kemiğini tespit eden dört kas da, fonksiyonunu yapacak omuz ve soluk alma kaslarına çalışması sırasında destek olur. Bu mekanizmaya başka bir örnek verecek olursak; siz bir insanı kolundan tutup çekseniz kuvvetiniz fazlaysa o insanı kendinize doğru çekersiniz, fakat bu insan diğer koluyla sabit bir cisme tutunduysa, kuvvetiniz fazla olsa da çekemezsiniz veya önceki kuvvetten daha fazla kuvvet harcamanız gerekir. İşte omuz ve göğüs kaslarının gerektiği şekilde soluk alma hareketlerinde vazife alabilmesi için kürek kemiğinin sabitlenmesi lâzımdır.

Bir trafik polisi, yaya ve taşıtlara hareket yönünü gösterirken, yüzücü kulaç atarken, tenisçi servis kullanırken, yan hakem taç ve korner atışını bayrakla gösterirken, dağcı dağa tırmanırken, güreşçi veya boksör şampiyonluk sevincini kollarını havaya kaldırıp halkla paylaşırken, kollarını kaldırma işlemini sağlayan dört kasın yapışma yeri, kürek kemiğidir. Kolları omuzdan yukarı kaldırma, yalnızca sporcular değil, her insanın günlük hareketler içinde çokça müracaat ettiği hareketlerden birisidir.

Kürek kemiği yardımıyla omuzun yaptığı hareketlerden biri de pazu kemiğini gövdeye yanaştırıp yapıştırma hareketidir. Koltuk altına bir şey sıkıştırdığımız zaman, masa jimnastiği hareketlerinde, askerde hazır ol pozisyonunda, iki elle tutulan ağır bir cismi bir yerden alıp diğer yere koyarken, masa tenisinde servisi atarken vb. binlerce pozisyonda kolu omuza yaklaştırma hareketine müracaat ederiz. Omuzda altı kas bu harekette görev alır. Özellikle kürek kemiğinin dış kısmında omuza yakın yere yapışan bu kaslar, çok güçlü kaslardır.

Kışın paltomuzu, sabah kalkınca gömleğimizi, bir kolu yukarı kaldırarak, diğer kolu ise omuzdan pazu kemiğini içeri döndürerek giyeriz. Bu dönüş hareketini yaptıran beş kas vardır. Kürek kemiğinden aldığı destek kuvveti ile kaslar kasılır, omuz ve kolu içe dönderir.

Omuz ve pazu kemiğinin bir diğer hareketi de dışa dönme hareketidir. Dua ederken, servis yaparken, kucağımızda bir ağırlık taşırken, yukarıdan birinin verdiği bir eşyayı alırken, elimizi omuzla birlikte dışa dönük tutarız. Günlük işlerde de defalarca kullandığımız omuzu dışa döndürme hareketi, yine kürek kemiğine yapışan dört kas vasıtasıyla olur.

Bir de kolu öne arkaya sarkaç gibi sallama hareketi vardır. Daha çok yürüme esnasında meydana gelir. Yüzme sırasında bir kolumuzla kulaç atarken, diğer kolumuzla suyu karnımıza doğru çekeriz. Bowling topunu atarken veya elimizle herhangi bir cismi veya topu arkadaşımıza atarken, omuzu öne arkaya sallama hareketi yaparız. Bu hareketi kürek kemiği ve omuza yapışan üç kas yapar.

Omuz hareketleri dışında soluk alma sırasında soluk almaya yardımcı olan kaslardan üç tanesi kürek kemiğine yapışarak görev yapar. Soluk almada payı olan organlardan biri de kürek kemiğidir. Herhangi bir lokmayı yutma sırasında gırtlağı aşağıya çeken bir kas da yine kürek kemiğine yapışır.

Kürek kemiğine yapışan kasların yapıştığı yerler kalın olarak yaratılmışlardır. Omuz hareketleri sırasında aşırı kuvvet gerektiğinde kemik desteği kuvvetli olsun ve kas kemiği koparıp kopma kırığı olmasın diye kas yapışma yerleri kalındır.

Bir ödül töreni sırasında birincinin ismi okununca o kişi sevinçle ellerini havaya kaldırdı, sahneye kollarını sallayarak geldi, ellerini kavuşturarak spikerin takdimini bekledi, sonra sunulan ödülü aldı, sevincini halkla paylaşmak için ödülü sağ eliyle yukarı kaldırarak sağa sola salladı, sonra da iki eliyle havada tutarak başarısını ilân etti.

Kısacık bir ödül töreninde bile insan vücudunda çalışan organlardan sadece iki kürek kemiğinde 17'şerden 34 kas görev yapıyor. Bir saniyede bütün hücrelerde milyonlarca biyokimyevî reaksiyon, bizim haberimiz olmadan muntazam bir şekilde devam ediyor.

Bu organlar neye yaradıklarını kendileri de bilmiyorlar. Fakat yaptıkları işlere bakılınca uyum, intizam, gaye, fonksiyon, üretim herşey akıllıca. Kürek kemiği yutkunmayı nereden biliyor ki gırtlağa yardımcı olsun. Solunumun ne olduğunu ve gerekliliğini nereden biliyor ki akciğerlerin İmdadına yetişsin. Binlerce pozisyonda kullanabileceği omuz hareketlerini nereden biliyor ki omuz bölgesinin fonksiyonlarına destek olsun ve görev yapabileceği kasları oraya kadar uzatsın.

İradesiz bir organ çok akıllıca işler yapıyorsa elbette onu idare eden bir başka irade vardır.

Çok sayıda kasa bağlantı noktası ve destek olarak kolumuzun birçok hareketi kolayca yapmasını sağlayan kürek kemiğinin yapılış şekli ise bir mühendislik harikasıdır.

Demir yollarının yapılmasında kullanılan çelik rayların kesitini incelediğimizde (çizim A) traverslere bağlanan taban kısmının geniş, trenin tekerleklerinin bastığı yüzeyin daha dar, iki yüzeyi birleştiren dik bölmenin ise ince olmasına rağmen çok büyük ağırlığa dayanmasındaki mükemmel mühendislik hesaplarının benzerini kürek kemiğinin kesitinde de görüyoruz (çizim B). Aynı şekilde kuvvetli bir ısırma karşısındaki basınca dayanması için dişlerimizin oturduğu alt çene (mandibula) kemiğimizin kesiti de benzer mimarî dizayna sahiptir (Çizim C). Demir yolları icat edilmeden binlerce sene önce de kürek kemiği ve çene kemiği mevcut olduğuna göre, İlâhî ölçülerden ilham alan mühendislerin çok akıllıca bir iş yaptıkları anlaşılmaktadır. Kendisi çok hafif bir yapıda olan kürek kemiğinin bu mükemmel dizaynı sayesinde ağır yüklerin altına omuzumuzla girebilecek gücü kendimizde bulabiliriz. Çok dikkatli bir gözle incelendiğinde vücudumuzun bütün kemiklerinin yapacakları işe en uygun yapı, şekil ve sağlamlıkta yapıldıkları görülecektir. Yaratılışın bu mükemmel ve ideal ölçülerinden istifade ederek ileride biyomühendislik ve biyonik konularında daha birçok teknolojik yeniliklerle karşılaşacağımız anlaşılmaktadır.