Ocak 1991 · s. 551 · 1 dakikalık okuma
Hatıralar
HATIRALAR
Yine geçmişin ak hâtıralarına daldım;
Bir tatlı çağıltıyla yerimde kalakaldım.
Her devri ayrı bir ihtişam ve ayrı bir şân,
Âdeta dünyâları saran ışıktan bir tûfân.
Düşündüm bir lâhza devletini Osman'ın,
Ki zirvelere ulaştı elinde Orhan'ın.
Yürüdü garbın karanlık âfâkına emîn..
Gürledi gülbanklarla her yerde "feth-i mübîn"
Derken her yanda şahlandı evlâd-ı fâtihân,
Ve bir çığlık oldu inledi Yavuz Selim Hân...
Çağlar ve çağlar boyu böyle kükreyip durduk,
Dünyâda tıpkı bir uhrevî saltanat kurduk.
Hülyâm hâlâ meshûr cedlerin velvelesiyle,
Ve meydanları dolduran at kişnemesiyle...
Her taraf bâğ-ı iremdi o kutlu devirde,
Cennet tüllenirdi o iklimde perde perde.
Meğer kadrini bilmişler zamanın çok erken
Henüz hiçbir yerde onun sırrı bilinmezken
Nurdan ırmaklar gibi akmışlar çağlar boyu,
Çağıltılarla her yanda, Cennetlerden suyu…
***