Sızıntı Arşivi

Ekim 1996 · s. 407 · 1 dakikalık okuma

Hasbihal

Sızıntı · Şiir

HASBİHAL

İclalinin ahengi her bucakta nümayan!

Gönüllerde o tecellinin bir gölgesi var..

Bunu duyan ruh gezer her yerde Seni arar,

Gözlerinde tüllenir en tatlı hatıralar;

Her ses, her renk, her desende varlığın ayan..

Hep yollardayım, bak yüzümün rengi sararmış!

İçimde buğu buğu hüzün, gözlerim nemli,

Neyimden yükselen ses hüznümden de elemli,

Tarife ne hacet, içim belli-dışım belli!

Ama duydum ki mücrimlere affın da varmış...

Gönlümde derin bir acı, ruhumda hafakan,

Ağlar gezerim her gün bu biten mecalimle,

Kaddimi büken o bağrımdaki melalimle;

Hep düşe-kalkayım şu iki büklüm halimle

Bir gün şad olsam da, her gün ayrı bir heyecan...

Anar Seni bu dertli sinem her seherinde,

Gel gönlümde konakla, ızdırabımla konuş!

Enisim ol ki, derunum yalnızlıkla dolmuş;

Dünkü yamaçlarımda güllerim bir bir solmuş,

Hazan nağmeleri duyulur bestelerinde.

Tattır ruhuma aşkının ilahi tadını!

Ferhat gibi hep hıçkırsın, Mecnun gibi yansın;

İkliminin zümrütten renklerine uyansın,

Tüllenen güzelliklerinin şiirine kansın,

Bu kırık kalbime armağan et muradını..!

Sende, buldu bulanlar vuslatın neş’esini,

Yıllardır yollardayım halim Sana emanet;

Senin yolunda olmak bile en büyük devlet,

Ey Yüce Sevgili, sevginle beni de şad et!

Göreyim ruhumda Cemalin gölgesini.