Temmuz 1979 · s. 19 · 1 dakikalık okuma
Güzelliklerin Perdeleri

Herşeyde hatta en çirkin görünen şeylerde, hakiki bir güzellik ciheti vardır. Evet, kâinattaki herşey, her hadise, ya bizzat güzeldir. Ona “hüsn-ü bizzat” denilir. Veya neticeleri cihetiyle güzeldir ki, ona “hüsn-ü bilgayr” denilir. Bir kısım hadiseler var ki, zahiri çirkin, karışıktır. Fakat o zahiri perde altında gayet parlak güzellikler ve intizamlar var. Bu cümleden olarak:
Bahar mevsiminde fırtınalı yağmur, çamurlu toprak perdesi altında nihayetsiz güzel çiçek ve muntazam nebatatın tebessümleri saklanmış ve güz mevsiminin haşin tahribatı, hazin ayrılık perdeleri arkasında İlahi Celal tecellilerinin mazharı olan kış hadiselerinin tazyikinden ve tazibinden (azap çektirmesinden) muhafaza etmek için nazlı çiçeklerin dostları olan nazenin hayvancıkları hayat vazifesinden terhis etmekle beraber, o kış perdesi altında nazenin taze güzel bir bahara yer hazırlamaktır.
Fırtına, zelzele, veba gibi hadiselerin perdeleri altında gizlenen pek çok manevi çiçeklerin inkişafı vardır. Tohumlar gibi neşv-ü nemasız kalan birçok istidat çekirdekleri, zahiri çirkin görünen hadiseler yüzünden sübüllenip güzelleşir. Güya umum inkılâplar ve külli değişmeler, birer manevi yağmurdur.
Fakat insan, hem zairperest, hem hodgam (kendini düşünen) olduğundan zahire bakıp çirkinlikle hükmeder. Hodgamlık cihetiyle yalnız kendine bakan netice ile muhakeme ederek şer olduğuna hükmeder.
Hâlbuki eşyanın insana ait gayesi bir ise, yaratanının isimlerine ait binlerdir. Mesela: Yaratıcı Kudretin büyük mucizelerinden olan dikenli otları ve ağaçlan zararlı, manasız telakki eder. Hâlbuki onlar, otların ve ağaçların teçhizat takınmış kahramanlarıdırlar. Mesela: Atmaca kurşunun serçelere musallat edilişi, zahiren rahmete uygun gelmez. Hâlbuki serçe kuşunun istidadı, atmacanın musallat olması ile inkişaf eder.
B. N.