Sızıntı Arşivi

Temmuz 1987 · s. 19 · 1 dakikalık okuma

Güneşlere Tac Giydiren

Sızıntı · Şiir

GÜNEŞLERE TÂC GİYDİREN

Her lâhza bir ayrı baharda gönlüm seninle

Yüzüne nûr saçtığın gökkubbenin altında

Güneşlere tâc giydiren o kutlu elinle

Sır kapısını açtığından beri katında

Yeryüzü tıpkı bir cennet varlık harmanıyla

Tekmil bezmine ermişlerin başları tutkun

Dünkü şu köhne cihân dahi dörtbir yanıyla

Sunduğu kadehin sermesti olmuş sonsuzun

Yaslı dudaklarda beliren tebessümlerden

Artık gök kapılarının açıldığı belli

Meltemler esiyor amber kokulu günlerden

Güneş kadehini toprağın bağrına dökeli

Gecenin kıvırcık saçları darmadağınık

Aklın dizginleri semanın eline geçti

Sözü başbuğlarbaşbuğu söylüyor uyandık

Sevinin bir kasvet dolu devir daha geçti

Geçti geçiyor birbir önü-sonu olanlar

Sonsuzun boyasıyla boyananlarda huzur

Ölüm diyarında ölümsüzlüğü bulanlar

İçlerinde aydınlık ve çevrelerinde nûr

Onların hiç solmayan çiçekleri yanında

Sönük bir masaldan farksızdır irem bağları

Ve gidip sonsuzla bütünleşen ruhlarında

Birden duyar ve yaşarlar aydınlık çağları

Eskiyen eskiyip gitti söz eskimeyende

Ölenlere merasim kalanlara ta'ziye

Çoktan boynunu kaptırdı ilhâd kemende

Muştular geleceğe selâm şânlı mâziye

* * *