Sızıntı Arşivi

Nisan 1980 · s. 30 · 2 dakikalık okuma

Goncanın Uyanışı

Mehmet Erdoğan · Edebiyat

Derin uykuya dalan gonca, uyan, uyan kalk;

Nergis gibi gözünü açıp etrafına bak;

Safa sarayımızı keder talan etti bak;

Kuşlar ötüyor uyan.

İKBAL

Gonca, gülün henüz tomurcuk sayılan ilk şeklidir. Yaprakları hafif ayrılmış; lakin açılmış bir gül denemez ona. O daha bülbülün şakıyışını işitmemiş ve gül bahçesini örmemiş: ipekten yaprakları birbirine sarınmış bakire-i çemenzardır. Fakat göğsünde gül tohumunu gizleyen açılmaya teşne ve baharın sembolü bu taze çiçek, bülbülün sesini duyunca canlanır. Sanki bülbül ötüşüyle ona hayat nefh eder. Bu ses Davudi bir terennüm gibi gelir de ona, pul pul, yaprak yaprak gözlerini şu âleme açmaya başlar. İsa’nın diriltici nefesine benzer bir bahar meltemi onu derin uykusundan uyandırır. Artık gülşende ayrı bir sevda rüzgârı eser. Zira mevsimler boyunca hicran ateşiyle yanan bülbülün yüreğine su serper bu vuslat, bu uyanış..

Ya bizim goncalarımız, ter-ü taze neslimiz o derin uykusundan uyanmayacak mı? Zeminimizi gül bahçesine çevirmeyecek mi rengârenk ahengiyle? Bülbüller bizar ve kemter mi bekleyecek? Yıllar yılı gül dalı-misal minberlerde şakıyan bülbülü hoş edayı neslinin yok oluşa itilişiyle bağrı yanık, dertli, gözyaşlarını ceyhun etmiş bir şekilde daha mı bekletecek?

Ey gonca-misal nesil! Nice sesler yükseldi nice feryatlar yükseldi seni uyandırmak için. İçte gizli infialler şeklinde yürekler sızladı seni soldurmak, dalından koparmak isterken yabancı eller. Kalbini kursağına yedirmeye çalışırken ecnebiler ve içimizdeki dar düşünceliler, yarasa bakışlılar.

Bilemediler ki, bir bahar gelir de kışı kovar. Ve bülbüller çıkar, güller çemenzara yayılır renk renk. Çekilen çilelerin semeresi alınır. Ve bağban ellerinde demet demet bahar hediyesiyle gider. Ve nesli de gider. Mezarının başında O’na: İşte geldik. Hani bir kış günü yağmur,’ dolu, tipi ve fırtınanın dünyayı kavurduğu bir zamanda garipler ordusunun pişdar-ı zamı, şöyle demiştin: Biz kışta geldik. Sizler cennet-asa bir, baharda geleceksiniz. Bir gün mezarımızın başına geldiğinizde o bahar hediyelerinden getirin.” İşte geldik derler. Ve bir demet bahar çiçeği bırakırlar mezarının üstüne. Ve yıllar önce O’nun verdiği şu müjdeyi hatırlarlar: “İstikbal inkılâpları içinde en yüksek ses ve gür seda İslam’ın sedası olacaktır.” BN.

Mehmet ERDOĞAN