Sızıntı Arşivi

Ekim 1985 · s. 23 · 3 dakikalık okuma

Gecelerin Süs Lambaları

H. Hayati Yıldırım · Yük.Müh. · Zooloji

Ekim 1985 · s. 23 · 602×746 px tarama

ek85-23.jpg

Karanlık gecelerimizi ışıklandırarak süsleyen bir çok yaratıklar bulunmaktadır.

Bunlar, sadece ateş böcekleri değil, ışık saçan balıklar, mantarlar, souid'ler gibi yüzlerce diğer organizmalardan meydana gelmektedir.

Singapur Üniversitesinde, Güneydoğu Asyada yaşayan ateş böceklerinin davranışları ile ilgilenen araştırmacı Dr. Ivan Polunin'e göre; ilmi adı Pteroptyx olan ateş böceklerinin ışığı saniyede bir defa görülür. Gerçekte saniyede iki defa ışık çakarlar, fakat bu iki ışığın arası çok kısa olduğundan, insan gözü tek bir ışık olarak algılar. Dr. Polunin laboratuvarda ateş böcekleri üzerinde yaptığı deneylerde aldığı sinyalleri osiloskopta kaydetti. Işığın sinyali iki bölüm halinde bulundu (Şekil 1). Sinyalin ilk bölümü kısa, ikinci bölümü ise daha parlak ve daha uzun süreli olarak tespit edildi. İki bölüm arasındaki zaman, saniyenin 30 da biri kadardı.

Aynı araştırmacı, Ateş böceklerinin genellikle üzerine kondukları ve Batı Hindistan ve Güney Florida sahillerinde bulunan, "mangrove" olarak bilinen ağaç üzerinde yaptığı incelemelere göre, ateş böcekleri aynı anda birlikte ışık çakıyorlardı. Alaca karanlık olurken bir ateş böceği gecenin açılışını başlatıyor, diğerleri buna ayak uyduruyorlardı. Özellikle ritme ayak uyduran ve kuvvetli ışık çıkaran erkek ateş böcekleriydi. Dişi ateş böcekleri ise hem ayak uyduramıyor hem de ışıkları daha zayıf görünüyordu. Biyologların tahminlerine göre, erkek ateş böcekleri kuvvetli ışık çakarak, yerlerini dişi ateş böceklerine bildirmektedirler.

Dr. ve Mrs. John Buck (uluslararası sağlık kurumundan) Tayland'da yaptığı araştırmalarda ateş böcekleri hakkında benzer sonuçlar elde etti. Tayland da elde edilen, Pteroptyx'in filimlerinden ve fotometrik kayıtlarından, böceklerin aynı anda (kesin olarak) ışık çakma kabiliyetlerinin olduğu anlaşılmıştır. Hatta bilim adamları "Bir ateş böceği ışığını çakmadan önce, diğerlerine ayak uydurmak için, diğerlerini görerek ışığını çaksa bile bu derece hassas bir uygunlukta (ritmde) hareket edemezler" demekte ve hayretlerini belirtmektedirler.

Bütün ateş böcekleri kınkanatlı böcek türündedir. Fakat "glowworm" diye adlandırılan ateş böcekleri ise kurtçuk şeklindedir. Şekil-2'de görülmektedir.

Ateş böcekleri sadece gece ışık çakarlar. Gündüzleri ise, gün ışığından kaçarak, yaprakların gölgelerinde saklanırlar. (Şekil-3)

ek85-24.jpg

Pteroptyx'in hayat yaşantısı tam olarak bilinmemektedir. Ancak, Kuzey Amerika ateş böcekleri üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, ateş böcekleri yumurtalarını yere veya yere yakın bölgelere bırakırlar. Bir yıl zarfında yumurtadan kurtçuk olarak dışarı çıkar. Sonra pupae'ye dönüşür. Bu safhadan sonra erişkin hale gelir. Bu ana kadar beslenirler. Fakat erişkin hallerinden ömürlerinin sonlarına kadar yemezler. Zaten ömürleri 3 veya 4 hafta kadardır. Nesillerini sürdürebilmek için, özellikle üzerinde ışık çaktığı ağaçlar üzerinde çiftleşirler.

Ateş böcekleri ve diğer ışık çıkaran yaratıklar, ışıklarını "luciferin"adı verilen bir karışım sıvıdan elde ederler. Luciferin: Işık çıkaran organizmalarda hücre içinde depolanan, genişleyebilen, sıcaklığı ayarlanabilen bir karışımdır. Pratik olarak, enzimlerin etkisi ile oksitlenme neticesinde ısısız ışık elde edilir. Yani, bu madde oksijenle temas edince enzimler yardımı ile de oksitlenme olur, bunun sonucunda da tabii soğuk ışık elde edilir.

Bilim adamları, biyolojik olarak ısısız ışık üretiminin en ekonomik enerji yayma sistemi olduğunu belirtmektedirler. Bu hususta, hücrelerin ve dokuların ışık-yapan sıvıları, enzimlerin, oksijen, basınç ve sıcaklığın ışık üretimindeki etkileri, bilim adamlarının üzerinde merakla çalıştıkları bir mevzu oluşturmaktadır.

Eğer bilim adamları, tüm diğer sahalarda olduğu gibi, ısısız ışık elde etmede ve cisimleri aynı anda sekronize olarak etkileştirmede, Yüce Yaratıcı'nın Kainat'a koyduğu kanunları taklid ederek ilerlerse, (bu işi başarmada) en kısa ve en güvenilir yolu takip etmiş olurlar.

Yük. Müh. H. Hayati Yıldırım