Haziran 1988 · s. 202 · 4 dakikalık okuma
Fezadaki Gözlerimiz : Uydular

Günümüzde birçok gelişmiş ülke fezanın nimetlerinden faydalanmak için çalışmaktadırlar. Ticari şirketler bile riske ve maliyetlerinin yüksekliğine rağmen suni uydu imal edip göndermektedirler. Fakat umumi bu yeni ve az gelişmiş sahasında asıl söz sahibi olan devletlerdir.
Sovyetlerin Suputnik 1’i gönderdikleri 1957’den bu yana dünya fezaya yaklaşık
3.000 uydu gönderdi. Bugün bu uydular kıtalararası telefon konuşmalarında, hava durumunu ölçmede, maden arama için yeryüzünü taramada ve hassas askeri bilgileri toplamada kullanılmaktadır.
Dünyanın etrafını örümcek ağı gibi saran bu uydular, yörüngelerinde dünyamızın yerçekimi kuvveti karşısındaki belli hızlarıyla dururlar. Yörüngeleri, Dünyadan birkaç yüz km. ile 200.000 km. arasındaki yüksekliklerde bulunur. Uydu, yerçekimine karşı koyabileceği yeterli bir hızla hareket ettiği müddetçe uzmanlar, istenilen iş için lüzumlu yüksekliği ayarlayabilirler.
Haberleşme için uzmanlar, geostationary (dünyanın devamlı surette aynı noktası üzerinde uçan uydunun yörüngesi) yörüngeyi seçerler. Tarama için alçak yörünge çok açık detaylar verir. Yüksek yörünge ise daha geniş bir alan inceler. Bir uydu bütün Anı inceleyebilmek için aynı nokta üzerinden her gün geçmelidir.
Yörüngelerin şekilleri de oldukça farklıdır. Yalnızca havada kalmak için lüzumlu bir hızla uçan uydunun yörüngesi hemen hemen yuvarlaktır. Bununla beraber uydunun Dünya etrafında bir elips içinde seyahat ettiği uzatılmış ve merkezi dünya olmayan yörüngeler de vardır. Uydu, Dünya etrafında yerçekimine karşı dönerken hızını kaybeder. En uzak noktayla yerçekimi onu geri çekerler ve uydu en yakın noktaya (hadik noktası) doğru hızını arttırarak gider. Tam bu esnada tekrar dünyadan uzaklaşmaya başlar ve tekrar geri çekilir
FEZADA HABERLEŞME: GELEN SESLER
Uyduların en fazla kullanıldığı ve en fazla teknolojik gelişmelerin görüldüğü uygulama sahası haberleşmedir. En son geliştirilen uydular aynı anda binlerce telefon konuşmasını TV yayınını aktarabilirler.
Uydu için en önemli nokta yer istasyonlarıdır. Bu istasyonların antenleri ve dışardan gelen sinyalleri mikro dalgalara çeviren cihazları vardır. İstasyon uydudan gönderilen sinyalleri alabilecek bir mevkide tesis edilmiş olmalıdır.
Birçok haberleşme uydusu geostationary veya geosynchronous (35.784 km. yükseklikteki) yörüngeyi kullanırlar. Bu mesafede uydu, ekvator etrafını 24 saatte dolaşır. Böylece uydu uzayda dünya yüzeyinin aynı noktasında kalmış olur.
35.784 km. yükseklikteki bir uydu U.S.A. ve Avrupa arasında sinyal yollayabilir. 120 derecelik açılarla dünya etrafına dizilmiş 3 uydu bütün dünyayı aynı zamanda görebilir. Böylece Londra ve Sydney arasında anında haberleşme mümkün hale gelir.
35.784 km. yükseklikteki uydular sinyalleri dünyanın birçok yerine ulaştırabilmelerine rağmen, kutuplara yakın bölgelere ulaştıramazlar. Bu durum Molniya haberleşme uyduları için oldukça yüksek bir eliptik yörünge kabul etmek zorunda kalan Rusya için mesele olmaktadır. Bu uydu 500 km. olan en alçak ve 40.000 km. olan en yüksek noktalara sahiptir. En yüksek noktada uydu kuzey kutbunun üzerinde yavaşça hareket eder ve böylece bir kaç saatliğine yer istasyonlarının görebileceği açıdaki yörüngeyi takip eder.

YERYÜZÜNÜN GÖZETİLMESİ
Uydular için diğer bir önemli uygulama sahası yeryüzündeki bilgileri bir araya toplayan haberleşme ağıdır. Uydular, üzerlerinde elektromanyetik tayfın çeşitli bölümlerini (kızılötesi ve görülen ışınlar) ölçebilecek cihazlara sahiptirler.
Yeryüzündeki her maddenin kendine has bir yolla ışığı emme, taşıma ve yansıtma tarzı vardır. Dolayısıyla her maddenin kendine has bir imzası vardır. Buğdayınki arpadan farklı, sağlıklının ki hastalıklıdan farklı, kömürün demirden, kar fırtınasının, yağmur fırtınasından farklı imzaları vardır. Uydular bu farklı bilgileri elektrik şeklindeki sinyaller halinde kaydeder ve radyo mesajları olarak yeryüzüne yollar. Böylece uzaydan tahılların durumunu, orman yangınlarını, denizlerdeki yağ birikintilerini gözleyebiliriz.
Bu tür haberleşme uyduları ekseriyetle kutup veya kutba yakın yörüngelerde bulunur. Bir kutup yörüngesinde, uydu günde bir kaç defa her iki kutbu dolaşır. Dünya kendi ekseni etrafında dönerken, uydu her dönüşünde farklı alanlardan geçer. Böylece uydu birkaç gün içinde bütün yeryüzünü tetkik etmiş olur.
Bu uydular çok detaylı resimler elde edebilirler. Mesela, sivil Fransız uydusu o lan Spot, Londra’da bir caddedeki arabaları teker teker gözetleyebilir.
MİKRO YERÇEKİMİ: FEZADA ENDOSTRİ
Sanayicileri ve ilim adamlarını en çok ilgilendiren yörünge 500-1500 km. arasındaki alçak-yer yörüngesidir. Buradaki düşük çekim dünyada imal edilmesi mümkün olmayan maddelerin yapılmasını sağlar. Mikrogravite diye bilinen bu feza uygulaması henüz başlangıç safhasındadır.
Başlıca ürünlerinin arasında kristaller, ilaçlar ve lenslerle, bir takım karışımlar gelmektedir. Feza temizdir ve sınırsız bir enerji kaynağı vardır: Güneş.
Denizcilik sahasında kullanılan uydular, doğru zamanı ve pozisyonu radyo inya1leri halinde gemilere yollayan suni yıldızlar gibidir. Gerekli cihazlara sahip kürekli küçük kayıklar bile bunlardan istifade edebilirler. Arabalar için de şimdi bir alet geliştirilmeye çalışılmaktadır. Ancak yine de bunları en çok kullanan ordulardır. Yeri en çok 16 metre hatayla, hızı da, saniyede 0.1 metre hatayla hesaplayabilen bu uydular orduların en yakın ve güvenilir danışmanlarıdır.
Ayrıca, araştırma maksadıyla kullanılan uydular da vardır. Ekseriyetle bunlar ya dünya ve atmosferi veya uzayı incelemek için gerekli cihazlarla donatılmışlardır.
Çok ince ayrıntılara girip pek çok bilgiyi bize verebilecek uyduların insanların hizmetinde kullanılmasını temenni ederiz. Bu temennimizin tahakkuku için de nesillerin iyi yetiştirilmesi, vicdani hassasiyetin geliştirilmesi teminat olacaktır.
New Scientist’ten derleyen: Serhat Tuna