Nisan 1997 · s. 136 · 2 dakikalık okuma
Fen Ve Teknoloji Dünyasından
Sızıntı · Fen Ve Teknoloji Dünyasından

Bu sayımızda, son günlerde kamuoyunu çok meşgul eden genetik kopyalama ismiyle meşhur olan biyoteknoloji tekniğini koyunlara uygulayan İskoçya’daki Roslin Enstitüsünde çalışan Ian Wilmut ile yapılan röportajı, hadisedeki gerçek boyutu ve niyeti göstermesi bakımından kısaca özetleyerek sunmak faydalı olur sanıyoruz:
— Yüzlerce hücre çekirdeğini çıkararak döllenmemiş ve çekirdeği çıkarılmış yumurtaya aşıladınız, niçin sadece birkaç tane kuzu meydana gelebildi?
I. Wilmut: Bunun sebepleri hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Bunu ilk defa yapıyoruz. Bunun bile büyük bir başarı olduğu kanaatindeyim.
—Bu araştırmaların biyolojik önemi nedir?
I.Wilmut: Hücre kültüründe uzun süre kalan ve farklılaşmaya başlayan hücrelerin hâlâ canlı meydana getirebilme kabiliyetini koruması, hücre farklılaşmasında önemli bir gerçeği ispatlamıştır. Böylece hücre farklılaşırken genetik programın bazı kısımlarının silinmediği, sadece genetik programın okunuş deseninin ve sıklığının farklılaştığı ve bunun uygun şartlar altında tekrar ilk başa alınabileceğini gösterdi.
— Bu yeni tekniğin pratik faydalarından sözeder misiniz?
I.Wilmut: Verici hücreler üzerinde, çekirdekleri alınmadan önce genetik değişiklikler ve hususi bazı genlerin transferi yapılabilir. Bu hususi geni taşıyan çekirdek kullanılarak belirli bir özelliği taşıyan klon canlılar (teksir edilmiş, kopyalanmış) üretilebilir. Böylece belli bir ürünü sentezleyen ve belli özelliklere sahip standart çiftlik hayvanları üretilebilir. Dolayısıyla verimlilik ve kalite artırılabilir.
— Bu tekniğin kullanıldığı biyoteknolojik uygulamalar var mı?
I.Wilmut:
Evet şu anda keçiler üzerindeki çalışmalarla insan hastalıklarının tedavisinde
kullanılabilecek insan proteinlerinin keçi sütü içinde yaptırılmasına
çalışılmaktadır. Kopyalanmış koyun sütündeki insan proteinlerinin ilk
uygulaması cystic fibrosis hastalarının tedavisinde kullanılacaktır. Aynı
şekilde transgenic koyunları (birbirine gen aktarılmış) kopyalamak mümkün
olursa, kandaki bazı pıhtılaşma faktörlerinin eksikliğine bağlı olarak ortaya
çıkan hemofili hastalarının tedavisinde kullanılmak üzere pıhtılaşma
faktörlerini bu kopyalanmış hayvanlara bol miktarda sentez ettirmek mümkün
olacaktır. Koyunlarda uygulanan bu teknik daha çok süt veren sığırlara uygun
hale getirilebilir. Ayrıca şu anda inek sütlerinin yağ muhtevalarında bazı
değişiklikler yapılarak, sütteki doymuş yağ oranı azaltıldı. Bu ineklerin
kopyalanarak çoğaltılması halinde belli bir ürünün kalitesini düşürmeden bol
miktarda elde edilmesi mümkün olabilir. Ancak genetik programın işleyişindeki
ve düzenlenişinde türler arasındaki farklılıklar görülmesi, bu çekirdek
transfer tekniğinin her türde uygulanmasını zorlaştırmaktadır. Ancak belli
canlı türlerindeki erken embriyonik gelişmenin nasıl programlandığı ve
düzenlendiği aydınlatıldıkça bu tekniklerin daha güvenli kullanımı söz konusu
olabilir.
— Bu tekniğin riskleri ve dezavantajları nelerdir?
I. Wilmut: En önemli dezavantaj bu hayvanların tek tip olması ve genetik çeşitliliğin azalması, hastalıklar ve enfeksiyonlara maruz kalırlarsa dayanıklı ve sağlıklı hayvanın ortaya çıkma ihtimalinin sıfıra inmiş olmasıdır. Bu teknikte mayoz bölünmedeki (üreme hücrelerinin meydana gelişinde) krossingover olayı ortadan kalktığı için genetik çeşitliliğin azalması ileride büyük felâketlere yol açabilir.
— Aynı teknikle insanların kopyalanmasına nasıl bakıyorsunuz?
I. Wilmut: Buna niçin gerek olduğu konusunda hiçbir mantıklı gerekçe göremiyorum. Biz bu çalışmaları insan sağlığına ve hayatına faydası olması için yapıyoruz. Bu tekniklerin insanın kopyalanmasında kullanılması ahlâki açıdan doğru değildir. Zaten kimse de bunu istememektedir. Böyle bir şey gerçek olsa bile ben böyle bir projede görev almak istemem. Bunu ahlâki açıdan yanlış bulurum. İnsan embriyolarıyla böyle çalışmaların yapılması yasaklanmalıdır.