Ağustos 1987 · s. 19 · 1 dakikalık okuma
Ezeli Yemin
EZELÎ YEMİN
Hani birgün sabah vakti erkenden,
Bir kutlunun sohbetine koşmuştuk.
O çağlamış, mahzun mahzun inlerken,
Biz ağlamış, tevbelerle coşmuştuk.
O gün gözümüzden düşmüştü perde
Herbirimiz bir havari olmuştuk
İsyan ateşinin söndüğü yerde
Sevgiyle bilenmiş, aşkla dolmuştuk.
Perişan bir yurdun derbeder hâli
Hepimizi matemlere bozmuştu.
Ve şanlı tarihin şanlı hayali...
Sinemizde bir kıvılcım doğmuştu.
Bizi örten gökkubbenin altında
Ne varsa, Allah'a ısmarlamıştık.
Gözümüz ukbanın saltanatında
Ezeli yemini tekrarlamıştık.
Söz vermiştik; tek bir ümit ışığı
Olmazsa da bir ziya bulacaktık
O'nun kulu, Nebisinin aşığı
Kitabının bendesi olacaktık.
Hani zorlu nefsim, yunup tertemiz
Hakkın boyasıyla boyanacaktık
Hani şu yollarda sade ikimiz
Kalsak da direnip dayanacaktık.
Erenler yol bulup yokuşu aştı.
Biz şu tümsekleri bile aşmadık.
Erenler yükseldi, arşa yanaştı
Biz faniyi fedaya yanaşmadık.
Selim Ekinci