Mayıs 1998 · s. 159 · 4 dakikalık okuma
Ebedî Gençlik Mümkün mü?
İ. Hakkı İhsanoğlu · Prof. Dr. · Tıp
![]()
İnsanoğlunun bir ‘gençlik iksiri’ peşinde koşması, herhalde insanlık tarihi kadar eskidir. Ölümün öldürülemeyeceğinin şuurunda olsalar da, insanlar yaşlanmayı genellikle istememiş ve yaşlanma belirtilerini önleme, en azından geciktirme gayreti içinde olmuşlardır.
Son zamanlarda ‘melatonin’ adında bir maddenin yaşlanmayı geciktirdiği ileri sürülmüş ve bu ilaç’ın Batı ülkelerinde satışında büyük bir patlama meydana gelmiştir.
Medyada ve bilim çevrelerinde kendisine büyük rağbet gösterilen melatoninin ne olduğu ve ne gibi tesirlerinin bulunduğu, ilmi yayınlara dayanılarak anlaşılırsa, mübalağalardan ve yanlış değerlendirmelerden sakınmış oluruz.
Öncelikle
melatoninin, vücudumuzda imal edilen bir hormon olduğunu belirtelim. Melatonin,
kafatası tabanında yer alan ve bezelye büyüklüğünde bir yapı olan pineal bez
(epifiz) tarafından sentezlenerek beyin-omurilik sıvısına salgılanır.
Sentezlenen melatonin miktarı günün saatine bağlıdır; gündüz saatlerinde az
olan
melatonin salgısı karanlıkta birlikte artmaya başlar ve gece yarısı en yüksek
seviyeye ulaşır. Bu seviyeye ulaşılabilmesi için uyunan ortamın karanlık olması
gereklidir. Gecenin ikinci yarısında giderek azalan melatonin salınımı güneş
doğmadan hemen önce, gündüz ki seviyesine düşer ve tekrar karanlık dönem
başlayıncaya kadar düşük seviyede kalır. Yaşlılarda daha az melatonin
salgılanır ve uyku bozukluklarının yaşlılarda daha yaygın olmasının
sebeplerinden birinin buna bağlı olduğu zannedilmektedir.
Melatonin, vücutla yaygın ve önemli neticelere yol açar. Büyüme hormonu ve tiroid hormonlarının salgılanmasına tesir etmesiyle üreme faaliyetlerinde rolü vardır. Ergenlik döneminin başlaması ve büyüme ile olan münasebeti açık olarak gösterilmiştir. Çok önemli ve ümit vaat eden bir tesiri, bağışıklık sistemi üzerinedir. Melatonin, bağışıklık sistemindeki yetersizlik tablolarını kontrol edebilmekte, bu yüzden AİDS hastalarında kullanılabileceği düşünülmektedir. Melatonin ayrıca, strese cevapla rol alan ve bağışıklığı güçlendirici etki gösteren opioidlerin salınımını da artırır.
Bazı kanserlerde melatonin salınımı ve bağışıklık cevabı azaldığı için, melatoninin bilhassa elektromanyetik alanlarla alakalı kanserlerin tedavisinde kullanılabileceği düşünülmektedir. Yazının başında da belirtildiği gibi, yaşlanmanın da melatoninle geciktirilebileceği ileri sürülmektedir. Vücudumuzda, canlılık için gerekli olan reaksiyonlar sırasında oksijen radikalleri’ adı verilen ve biriktiğinde vücuda zararlı olan bileşikler oluşur. Haliyle kişi yaşlandıkça bu bileşiklerin miktarı da daha fazla olacaktır. Melatonin, güçlü bir serbest radikal tutucu olduğu için yaşlanmayı geciktirebilir. Gerçekten de, yaşlılarda melatonin miktarı daha az ve oksijen radikallerinin tesirleri daha belirgindir.
Melatonin, vücut ısısını hafifçe düşürerek uykuyu başlığı için uykuya daima güçlüğü çeken yaşlılarda kullanılabilmektedir. Yaygın olarak kullanılan uyku ilaçlarından farklı olarak, melatoninin sağladığı uykunun kalitesinin, fizyolojik uykuya yakın olması büyük bir avantajdır.
Melatonin, günümüzde en fazla meridyenler kat edilerek yapılan uçuşlardan sonra vücudun mahalli saate uyum gösterememesine bağlı olarak gelişen uyku düzensizliği ve yorgunluk tablosunun (jet lag) tedavisi için kullanılmaktadır. Meridyenler kat ederek uçan, yani Dünya’yı doğu-batı istikametinde geçen kişiler, melatonin kullandıklarında uyku düzensizliği daha az problem olmaktadır.
Görüldüğü gibi, melatoninin, özellikle bağışıklık sistemi ve yaşlanma üzerine önemli ve güçlü tesirleri bulunmaktadır. Ancak, vücudumuzda tabii olarak üretildiğinde bu tesirleri gösteren melatoninin, ‘ilaç’ olarak kullanıldığında da önemli tesirleri olacağını ileri sürmek için vakit henüz erken. Fakat en azından melatoninin gece karanlıkta salgılanmasının hikmetleri görülmeye başlandığına göre, geceyi sizin için dinlenme vakti kıldık’ emrini de dikkate alarak, gece uykusunun dinlendirici olması için ortamın fazla aydınlatılmamasının faydası olabilir.
KAYNAKLAR
— Dawson D, Gibbon S, Singh P, The hypothermic effect of melatonin on core temperature: Is more better? J Pineal Res 1996; 20:192-7.
— Drug FAQs: Melatonin. http://pharnıinfo.conı/drugfaq/mela-faq.html 3 Light in physiology and medicine. http:// pharnıinfo.com/ pubs/mbs/light.html.
— Hara M, Abe M, Suzuki T, Reitıer RJ. Tissue changes in glutathione metabolism and lipid peroxidation induced by swimming are partially prevented by melatonin. Pharmacol Toxicol 1996; 78: 308-12.
— Huether G. Melatonin as a antiaging drug: Between facts and fantasy. Gerontology 1996; 42: 87-96
— Garcia-Patterson .A, Puig-Domingo M, Webb S. Thirty years of human pineal research: Do we know its clinical relevance? J Pineal Res 1996; 20: 1-6.
— Goldrnan A. Meıatonın: 4 revıew. Medicıne On-Line, 1995.
— Koçak A, Çolak A. Melatonin ve santral sinir sistemi Turgut Özal Tip Mer. Derg. 1996; 3:237-44.
— Melatonin news. http://Awıw.mediconsult.com
— Melatonin: A trusty travel companion? Physician Sportsmed 1996; 24:
— Özgüner F, Özcankaya R, Delibaş K, Koyu A, Çalıışkan S. Melatonin ve klinik önemi. SDÜ Tip Fak Derg 1995;2:1-6.
— Reiter RJ. Oxidative processes and antioxidative defense mechanisms in the aging brain, FASEB J 1995; 9:526-33.
— Reiter RJ. The pineal gland and melatonin in relation to aging: a summary of the theories and of the data. Exp Geron 1995; 30: 199-212.
— Ronco AL, Halberg F. The pineal gland and cancer. Anticancer Res 1996; 16:2033-9.