Sızıntı Arşivi

Ekim 1985 · s. 17 · 1 dakikalık okuma

Ebed Yolcusu

Ö. Faruk Özbey · ŞİİRLER

ek85-16.jpg

Ma'rifet gerektir ebed yolcusuna,

Herseyden önce kendini bilmek gerektir.

İnmeli ruhunun derinliklerine, kendini keşfetmesi gerektir.

Sonra kulak vermeli kainatın sinesine

Yükselen nağmelere mânâ vermesi gerektir.

Ve sonra dönüp asırlar öncesine

Hakikat Güneşi'ni dinlemesi gerektir.

Şuur gerektir ebed yolcusuna,

Asrını idrak etmesi gerektir.

Bir bir teşhis koymalı hastalıklarına, reçetesini bilmesi gerektir.

Sonra dönüp, Asrın Pişdarı'na, kulak vermesi gerektir...

Azık gerektir ebed yolcusuna,

Sabır gerektir ebediyet yolculuğuna ve yağan şeytan oklarına...

Çünkü adım başı pusu kurmuş ilhad ordusu, adım başı bataklık.

Dikkatle basmak, batmaktan korkmak gerektir...

Bir ölçü gerektir ebed yolcusuna

Kainattaki ölçüye denk bir ölçü.

O ölçüyle bakmalı kainat kitabına, fanilere o ölçüyle kıymet vermeli

Ve varmadan kabir kapısına

Masivaya sırt çevirmek gerektir...

Azim ve sebat gerektir ebed yolcusuna.

Aşılmazları aşmak ve nurlu ufka ulaşmak için

Kavuşmak için ebediyet kervanına...

Ve dayanmak gerektir fikrin çilesine ve ızdırabına...

Aşk gerektir ebed yolcusuna, zafer aşkı.

Sancağı dikmek için asrın burçlarına .

Ve sökmek için asırlık ilhad bayrağını...

Lakin varınca yolların son durağına

Gurura kapılmadan, mütevâziyâne çekip gitmek gerektir...

Ö. Faruk Özbey