Nisan 1981 · s. 22 · 3 dakikalık okuma
Dişler

Çoğumuz dişlerin kıymetini iş işten geçip başlı başına bir problem olan yemek yiyememe ve çiğnenmeden yutulan yiyeceklerin mide ve bağırsaklarda verdiği rahatsızlıklardan sonra anlıyoruz. Korkunç çehre görünümü ve konuşmada çekilen güçlük problemi, insanı çok dereceli denkleme dönüş türemektedir.
Dişlerin kıymetini idrak ettiğimiz yıllardan, başa kadar geçen zamanı gözümüzün önüne getirelim. Tonlarca yiyecek, içecek hep ağzımızdan dişlerin vizesi sayesinde geçmiştir. Mideye giden her cevizin valizi yoklanmış, her fındığa pasaport sorulmuş, parola alınmadan hiçbir gıda boğazdan geçirtilmemiştir. Sıcak - soğuk, katı-sıvı denilmeden her şeye dayanılmış, mikroplara, sigaraya, pipoya, tırnak yemeye, ip çözmeye ve kırmaya oradan da bir günlük ihtiyaçlarımıza, şikâyet edilmeden sabırla tahammül edilmiştir.
Acaba bütün bu hizmetlere karşı biz ne yapabildik. Bizden sadece kendisini fırçalamamızı isteyen dişlerimize ne gibi hizmet götürebildik. Güzel görünmek için günde bir kaç kere saçlarımızı tarar çeşit çeşit şampuanlarla besleriz. Ayakkabılarımızı her gün fırçalar birkaç günde bir boyarız. Bazen elimize süreceğimiz bir kremin markası üzerinde günlerce tartışırız da; bizim için hayatı ehemmiyet arzeden dişlerimizi fırçalamak kimimizin bir haftada, kimimizin bir ayda aklına gelen bir iş olur. Ne olur sonunda? Ya o can alıcı tornayı ağzımızda hissederiz ya da paslı bir kerpetenle zavallı dişlerimizi kurban ederiz. Bu kötü âkıbete uğramamak, dişlerimizi korumak istiyorsak önce onların mâhiyetini bilmemiz gerekir. Her şeyden evvel dişler, zannedildiği gibi sabit organlar değildir. Onlar altı şekilde hareket edebilen ve devamlı aksiyon isteyen uzuvlarımızdır.
Mesela; sadece yarım çeneyle yemek yersek diğer çenedeki dişlerin hemen tartar (tortu) dediğimiz taşlarla kaplandığını görürüz. Eğer bir dişin karşısındaki dişi çekersek kullanılmayan o diş egzersiz yaptığı arkadaşını kaybettiği için ölüme terkedilmiş demektir.
Binaenaleyh; bu keyfiyetlerini bildiğimiz dişler için yapılacak en güzel yardım onları bol bol fırçalamak, girinti çıkıntılarındaki artıkları iyice temizlemek, diş etlerine de yeterli masajı yapmaktır. Böylece hem dokulara gerekli kan gitmiş, hem de dişleri daha iyi kavramış olurlar.
Bu kıymetli organlarımız için yapabileceğimiz ikinci vazife; ağrı sinyalini alır almaz hekime gitmektir. Zira çürüğü erken tedavi edilmiş bir dişten, ömrümüzün sonuna kadar garanti belgesi almışız demektir.
Bir de ağız içindeki her türlü yara, şişlik, kızarıklık durumlarında, yine hekim tavsiyesine göre ilaçlar almalı, diş etini bizzat, dişleri de dolayısıyla alâkadar eden bu vakaları anında iyileştirmeliyiz. Takdir edilmelidir ki, lavaboya her tükürüşümüzde 750 milyon mikrobu birden atıyoruz. Böyle hareket etmekle vücudumuzun bu mikroplara karşı meydana getirdiği müdafaa settine yardım etmiş oluruz. Eğer anne-baba isek, yukarıdaki tedbir ve tedavileri çocuğumuza öğretmek ve tatbik etmekten başka dikkat edeceğimiz birkaç husus daha vardır.
a) Yeni doğmuşsa uzun müddet anne sütüne devam etmek, gerek memenin anatomik yapısı, gerekse sütün muhteviyatı, ağız, damak ve dişler için çok elverişlidir.
b) Yatarken sağına döndürmek, dizlerini karnına yaklaştırmak. Kan dolaşımı en iyi böyle sağlanır, organlar rahat eder, kalbe baskı azalır, ve ağız kapalı kalır. Eğer ağzı açık yatarsa çok kötü ortodantik (çenede çarpıklık ve anormallik) problemler karşımıza çıkacaktır. Ayrıca ağız kuruyacağından damak çatlamaları ve enfexionel hastalıklar oluşacaktır.
c) Ağız memesi, parmak emme ve tırnak yeme alışkanlıklarına meydan vermemek.
d) Çocuk büyüyünce, fırçalamayı önemli bir itiyat haline getirmesini temin etmek.
Ağız temizliğinde fırçaların cinsi ve fırçalama tekniği de mühimdir. Her şeyden evvel naylon fırça hakikî kıl fırçaya tehcih edilmelidir. Zira naylon fırçalar hem tutmaz, bakteri üretmez, istenilen boy ve şekilde elde edilir. Ucuz ve deforme olmadığı gibi yuvarlak hareketlerle diş aralarını iyi temizler. Kıl fırçalar ise çabuk deforme olur: Elde etmesi zor, kullanımı zararlıdır. Rutubeti muhafaza eder ve ortasındaki kanallarla bakterilerin üremesine vasat hazırlarlar.
Ağız ve diş temizliğinde kullanacağımız bir fırça çeşidi de MİSVAK’lardır. Özelliği ve sair fırçalardan üstünlüğü dergimizin 3. sayısında anlatıldığı için ayrıca üzerinde durmayacağım.
Hakkındaki araştırmalar, yeni buluşlar ve tatminkâr laboratuar neticelerini ilerideki bir yazıya havale ederek; temizlik ve bol sıhhatler temenni ederim.