Aralık 1992 · s. 9 · 3 dakikalık okuma
Deprem Habercileri

Bazı hayvanlar deprem öncesinde meydana gelen belirtilere karşı insanlardan daha fazla hassastır. Havadaki iyon karışımı ya da elektromanyetik alandaki değişmeler veya yeryüzündeki çatlaklardan sızan gazların kokuları, bazı hayvanlar tarafından algılanabilmektedir.
Mesela, fare ve sıçanların depremden hemen önce telgraf direklerine tırmandıkları ve insanlardan korkmalarına rağmen ortalıkta koşuşarak garip davranışlar gösterdikleri gözlenmiştir. Tavuklar ağaçlara çıkmakta, ördekler suya girmekten kaçınmaktadır. Çiftlik hayvanları, at ve inekler çeşitli huysuzluklar yaparak tepinmektedirler. Depremden önce hayvanların gösterdikleri bu davranışlar, ilk olarak Çin ve Japonya'da dikkatleri üzerine toplamış ve bilim adamları hayvan davranışlarını ilmî olarak incelemeye başlamışlardır. Depremin önceden belirlenmesinde kullanılacak hayvanların bulunması için çeşitli deney ve gözlemler yapılmaya başlandı. Deprem bölgesi içinde yer alan bölgelerde, hayvanların sismik değişmelere karşı duyarlılığını incelemek amacıyla balıklardan zürafalara, timsahlardan Habeş maymunlarına, örümceklerden akreplere kadar 200'den fazla hayvan türü üzerinde uzun süreli araştırmalar gerçekleştirildi ve gözlemler yapıldı.
Şili'de 1938 yılında Tacuhuana kentinde meydana gelen depremden hemen önce tüm martılar karanın iç kesimlerine uçmaya, köpekler de şehri boşaltmaya başlamışlardı. 1906 San Fransisco depreminden kurtulanlar, şehirdeki tüm köpeklerin depremden önceki gün, gece boyunca havladıklarını söylemişlerdir. Çinliler sarsıntı öncesinde yılanların deliklerini terk ettiklerini, farelerin de binaların dışına çıktıklarını tesbit etmişlerdir. Japonlar bir araştırmada, sülünlerin ilk küçük sarsıntı dalgalarına karşı olağanüstü derecede hassas olduklarını, hatta yeryüzünün küçük sarsıntılarını trafik sebebiyle meydana gelen sarsıntılardan ayırt ettiklerini tesbit etmişlerdir. Posta Güvercinlerinin de, insanların duyamayacağı yer altındaki gazların âni hareketiyle meydana gelen ses altı dalgaları önceden sezdikleri tesbit edilmiştir.
Japon Tsukuba Araştırma Merkezi'nde bir bilgisayar, özel bir akvaryumda bulunan kedi balıklarının davranışlarındaki değişmeleri kaydederek yaklaşmakta olan deprem hakkında pahalı ve karmaşık teknolojinin verebileceğinden çok daha fazla bilgi sağlayabilmektedir.
Bütün bu incelemeler neticesinde, Çinliler hayvanların olağandışı ve düzensiz davranışlarını gözleyerek büyük bîr depremi önceden tesbit etmişlerdir. 1975 yılının 28 Şubat günü Mançurya bölgesindeki Haicheng şehrinde hayvanlar iyice huysuzlaşmaya başlayınca, halk saat 14.00"de deprem tehlikesine karşı uyarıldı. Bu sayede şehrin %90'ını yerle bir eden şiddetli depremden önce boşaltılması için yeterli zaman sağlandı ve şehir boşaltılarak büyük bir facia önlendi. Çinli yetkililer depremin zamanını birkaç saatlik bir yanılmayla tesbit edebilmişlerdi.
Stanford Araştırma Enstitüsü, hayvanlar vasıtasıyla depremlerin önceden tesbit edilmesi konusunda bine yakın gönüllü ve çeşitli hayvanlarla bir araştırma yaptı. Gözlemcilerden birkaçı kılavuz köpekler yardımıyla dolaşan körlerdi. Körlerin özellikle bu hayvanlardaki huysuzlanmalara karşı daha duyarlı oldukları düşünülmüştü. Bu gözlemciler, gözlemledikleri hayvanlar hakkında enstitüye haftada bir rapor veriyordu. Davranış değişimlerini değerlendirebilmeleri için birer çizelge verilmişti. Bu çizelgede;"anormallik yok'', "hafif", "oldukça yüksek", "anormal", "görülmemiş düzeyde anormal" olmak üzere 0-5 arası çeşitli kategoriler bulunmaktaydı. Hayvanın iki veya daha yüksek kategoriye giren davranışları gözlendiğinde özel bir hattan yararlanarak telefonla durumu enstitüye saatiyle beraber bildiriyorlardı.
Çalışmaların ilk iki yıllık dönemi içinde gözlem bölgesinde meydana gelen 13 sarsıntıdan 7'sinde hayvanlardaki anormal davranışları bildiren çok sayıda raporla deprem önceden belirlenebilmiştir. Tesbit edilemeyenlerde de hayvanlarda anormal davranışların gözlendiği, ancak merkeze bildirilmesinin ihmal edildiği anlaşılmıştır. Hayvanların Önsezi gücünün bilimsel güvenirliliğinin kabulü ile bilgilerin sağlıklı kullanımı arasında aşılması gereken bir boşluk vardır. Acaba hayvan önsezilerini gözlemedeki ve gözlemlere göre hareket etmedeki başarısızlık doğrudan doğruya insanlara mı bağlıdır? Bu başarısızlığın giderilmesi mümkün müdür?
Deprem öncesi, hayvanlar açısından kesin bir hadisedir. Deprem öncesi dalgalara karşı en duyarlı hayvan türleri ve olağandışı davranışlarının tipleri ve dereceleri üzerinde elde edilecek yeni bilgilerin, depremlerin daha kesin olarak tahmin edilebilmelerini sağlayacağı kuşkusuzdur.
Hayvanların deprem öncesinde meydana gelen küçük hadiseleri farkederek meydana gelecek felaketleri önceden sezebilme hususiyeti, bir parça insanlarda da gelişmiş olsa, insanlara verilen sorumluluğun yükünü taşımamanın ızdırabını hissedip ya hayvanlar gibi ortalıkta koşuşacaklar, ya da akıllarını başlarına alıp hayatın gerçek gaye ve mânâsını araştıracaklardır.