Nisan 1985 · s. 14 · 1 dakikalık okuma
Damlalar

Beynin ağırlığına göre sütte şeker nisbetinin ayarlanması, yaradılışın, ancak herşeyi bilen bir Zât'ın kudret elinde olduğunu gösteren bir delil değil midir?

HER SESİ DUYSAYDIK
Kulağımız belirli frekanslardaki (16-20.000 Hz) seslere duyarlıdır. Eğer bütün dalga boylarındaki seslere hassas olsa idi herhalde hayatın tadı olmazdı. Meselâ bu frekansların dışında kalan sesleri duysa idik, eklemlerimizden, kaslarımızdan damarlarımızda akan kandan vs. çıkan bütün sesler bizi rahatsız edecekti. Böceklerin, yunusların, yarasaların, kuasarların seslerini duyduğumuzu düşünmek bile insana ürperti veriyor. Bu sınırlama ilk anda bir eksiklik gibi görünse de aslında insan ve bütün canlılar için Rahman'ın büyük bir ihsanıdır.

ANA SÜTÜNDEKİ SEKER NİSBETİ
Canlılarda, ana sütündeki şeker nisbeti, her nev'in beyin ağırlığına göre değişir. Beyni vücuduna nisbetle en ağır olan insanın sütünde şeker yüzdesi en fazladır. Süt şekerinin parçalanmasından açığa çıkan glikoz, beynin yegâne yakıtıdır.
EKSOZLARDAN ÇIKAN KURSUN
Otomobillerin fazla olduğu şehirlerde CO ve motor silinirlerinde yüksek basınç altında ateşlenen benzinde NO2 gibi çok zehirli gazlar atmosfere atılır Ayrıca benzinde kullanılan kurum zerreleri atmosferi kirletmektedir. Günümüzde vasıtalardan yılda ortalama 300.000 ton kurşun atmosfere bırakılmaktadır. Kurşun zerrelerini tutucu bir teknik geliştirilmezse, insanlığa nimet olarak bahşedilen atmosferimizde, gelecekte sadece zehir teneffüs etmemiz kaçınılmaz hale gelecektir.

E. Manisalı