Sızıntı Arşivi

Aralık 1989 · s. 25 · 2 dakikalık okuma

Çileye Hitap

Mehmet Erdoğan · Edebiyat

Mehmet Erdoğan

Seni, içinde duymayan kişiye insan denir mi acep. Seni özünde hissetmeyen ve sende fani olmamış bir kişiye.. Ne zaman dimağımı çevirsem sana, bütün kuvvelerim senin iklimine giriverir. Ve seni duyarım bütün iliklerimde..

Seninle doğmuşum ben bu dünyaya, seninle büyüyüp boy atmışım. Seni benliğine yerleştirmeyen bir kişinin yaşadığından şüphe etmişimdir her zaman.

Sence;şakakları zonklatan,ağırlığınca sıkleti olmayan bir beyin canlı mıdır acaba? Yoksa donmuş bir et parçasından, ölü ve olgun bir kas küresinden farklı mıdır?

Seninle dopdolu olmayan bir yüreğe,işliyor ve insanı yaşatan bir fonksiyona sahip denebilir mi? Seni öz sadefinde taşımayan bir ruh cevherinden söz edebilir mi, gönül incisinden bahsedebilir mi?

Senin olmadığın bir sine bomboş bir sahra gibidir. Senin olmadığın bir yürek kuru ve susuz bir çöl gibidir. Ya sensiz yaşanan hayat karnavallardaki manzaradan daha gülünç ve tüyler ürpertici bir zaman kaybı, eğlence yerine bir deli gömleği giymek gibi birşey değil mi?

Sensiz öz düşüncesi olamaz. Kalbi hayat sensiz kök salmamış bir bitki gibi benlik rüzgarıyla oraya buraya sürüklenir ve her alınan soluk, her verilen nefes, her his, her duygu bir hiçlik girdabı ve vakumu tarafından yutulur gider. Sensiz bir ruh bir kobradır kendindeki ve çevresindeki iyilikleri yutan.. Sensiz bir nefis canavarlaşır muhasebe duygusunu yitirir, diğergamlık ateşini söndürür, içindeki ve karanlık âfakda dolaşan bir siyah bulut seklinde sürüklenir gider iblis ülkesine..

Senin içte, kendini hissettirmen bir baharı hatırlatır ve o bir muştu, bir müjdedir. Senin özlere sunduğun kevserlerden oluşur gelecek bahar çiçek çiçek, yaprak yaprak, meyve meyve..

Senin girmediğin bir yuva ışıksız ve karanlık binbir zevklerin zehre dönüştüğü bir akrep oyuğundan farksızdır. Senin uğramadığın iller harabeye döner, senin şimşek şeklinde çakmadığın gökler rahmetten uzak ve verimsizdir.

Gel Ey ruhumun derinliklerine ulaştırdığımda hayat bulacağım dert içindeki derman.. Gel ey ruhumdaki bütün aksiyon gücümün kaynağı, Hakiki Dostun huzurunda beni sevimli kılacak gençlik kuşağına verilmiş sözüm. Gel ey Nebiler Nebisinin dertli çehresini Nur efşan ışık demetiyle tebessüm ettirecek ışık kaynağı. Gel ey çilelerin başlangıcı, kurtuluşun öncüsü, rehberi Ebedî şafağın özü, çekirdeği. İlk doğum sancısı, zaferlerin mebdei, miracımızın burağı.

Seninle erelim topyekün bir millet; huzura, saadete, hamle ve gayret iklimlerine ve seninle erelim Sevgililer Sevgilisine. Mus'ab gibi, Ebu Akil gibi kan revan olarak ve kütükte doğranmış et gibi yahut elimiz yüzümüzde bir kanlı sütre oluştururken.