Sızıntı Arşivi

Şubat 1990 · s. 22 · 2 dakikalık okuma

Çilesi ve Izdırabıyla Büyük Doğuş

Mehmet Ramazanoğlu · Dr. · İnceleme

sub90-23.jpg

Dr. Mehmet Ramazanoğlu

Bir hizmet verilirken, bir eser meydana getirilirken ve bir yüce dâvanın çatıları çatılırken elbette bir takım çile ve ızdırablar çekilecektir. Hangi doğum sancısız olmuştur ki? Ancak, gönüllerini büyük bir dâvaya veren insanlar başa gelen her türlü eziyeti içlerindeki yücelik çoşkusuyla karşılarlar. Çile ve ızdırablar karşısında "narı da hoş nuru da, ondan geldiyse bela hoş geldi safa geldi" der ve mütevekkilâne bir sabırla gerilirler. Doğumun gerilimleri acılarının içinde sevinç ve mutlulukları saklamaktadır zira.

Ruhlarda atâlet, neticeye varmayan ve hedefini bulamayan taktik hataları "toplum ruhunda" ölme ve pörsümelere sebeb olur. Hizmet etmeyen tembel ruhlar bir müddet sonra solmaya başlar. Evet, ruh yeni oluşun çile ve ızdırabıyla doğar ve hizmet etmezse bir müddet sonra "ölümün' matem siyahıyla" boyanmaya başlar. Günübirlik hayatımızda bile nice kez ölümleri ve nice kez doğuşları tadar ruhumuz.

Tarih boyunca nice medeniyetler doğum ve ölümün mesaj yüklü sırrını taşımışlardır. Büyük çilelerle atılan "doğuş ve kuruluş" temelleri tembel kimselerin ve ucuz kahramanların elinde çürümeye mahkum olmuştur. Hayatını milletinin selâmetine adamış yüce ruhlar dillerinde yeniden oluş türküsü, ellerinde kış kapısının kiliti ve kalblerinde o muhteşem yücelik coşkusuyla hizmete, evet sadece hizmete talip olmuşlardır.

Kaderin yepyeni bir doğuma şâhid olacağı en nazik zamanda bu doğuş tuşuna basmakla görevlendirilen dâva eri, görevinin büyüklüğü karşısında asla büyüklük ve gurura kapılmaz. Ne yapalım der, bu hizmet omuzumuza "ihsan-ı ilâhi" olarak konulmuş. "Acele ettik kışda geldik. Sizler cennet—âsa bir baharda geleceksiniz, "müjdesini bir bayrak gibi daima içinde dalgalandırır. Ve vazifesine devam eder.

Henüz bahar gelmedi. Ama gelecek, mutlaka gelecek! Yetişen bu çiçekler, seralarda binbir ihtimamla yetiştirilen bu güller, karanfiller ve orkideler bir baharın habercisi... Elverir ki bu sera yırtılmasın, kış tekrar dondurucu fırtınalarıyla geri dönmesin.

Şurası asla unutulmamalıdır: Belki baharın gelmesiyle toprak altından yılanlar, solucanlar, solucan ruhlular, asalaklar ve çıyanlar da ortaya döküleceklerdir. Ama baharın muhteşem orkestrası karşısında bunların hiçbiri sesini duyuramayacak, ruhlar bahar musikisiyle coşacak, gözler baharın binbir renk tonuyla doyacaktır.

Evet, biz bir doğuş bekliyoruz. Bir bahara açılış.. Şimdi çekilen çile ve ızdırablar bir doğumun, tohumlan ölü soğuklarda atılmış bir doğumun sancılan.

Doğum sevinci ak ve kara, ruh ve beden, melek ve şeytan kavgasında kalbleri ak'tan, ruh'tan ve melek'ten yana olanların olsun. Bir edibimizin dediği gibi:

"Ölüm matemi de düşmanlarının nasibi olsun".