Sızıntı Arşivi

Eylül 1986 · s. 293 · 3 dakikalık okuma

Canlılarda Müdafaa Mekanizmaları

Halil Kayhan · Tabiat

eyl86-16.jpg

Her varlık bu âleme, kendi hayatiyetini koruma ve sürdürme mekanizmasıyla techiz edilmiş olarak gönderilir, sonra da tıpkı herhangi bir santrale gelen sinyaller gibi, o mekanizmaya gelen Varedici'nin hikmetli mesajlarıyla yolunu aydınlanmış bulur. Ve varlığı için hedef olan noktaya doğru durmadan ilerler...

Bu muhteşem meşherde sergilenen varlıkların dikkat çekici yaşayışları ve diğer varlıklara karşı enteresan durum ve tutumları; kâinata tefekkür nazarı ile bakan insanlar üzerinde hayret ve hayranlık uyandırmaktadır.

Her varlık bu âleme, kendi hayatiyetini koruma ve sürdürme mekanizmasıyla teçhiz edilmiş olarak gönderilir. Sonra da tıpkı herhangi bir santrale gelen sinyaller gibi Yüce Sanatkârın o mekanizmaya gönderdiği hikmetli mesajlarıyla yolunun aydınlatılmış olduğunu farkeder. Ve varlığının hedefi olan noktaya doğru durmadan ilerler...

TAKLİTÇİ BÖCEKLER

Cırcır böceği (Cryllus campeatris) rengini değiştirip kaplan böceğini andırır bir kılığa bürününce zararlı bir böceğe benzemektedir. Kaplan böceğinin hoş olmayan bir tadı ve tehlikeli bir iğnesi vardır. Kuşlar ve diğer hayvanlar bu böcekleri yemek istediklerinde, kolay kolay yutulamayacak ve yutulsa bile tat vermeyecek bir avla karşı karşıya olduklarını hemen anlayıp oradan uzaklaşacaklardır. Kaplan böceğini taklit eden cırcır böcekleri de kendilerine bahşedilen bu kabiliyetten faydalanarak hayatlarını korurlar.

ALDATAN GÜVELER

Kuşlar yaban arılarından korkarlar. Bunun bir sebebi parlak renkleri, diğer sebebi de zehirli iğneleridir. Bir defa, bu iğneyle tanışan kuş, yaban ansıyla karşılaşmak istemez. Parlak kanatlı güve de bütün güve türleri gibi iğnesizdir. Fakat düşmanları renklerini görünce onu iğneli zannederler. Hatta bunlar daha inandırıcı olabilmek için arı gibi vızıldar ve aynı sokma vaziyetine girerek kanatlarını yukarı kaldırıp gövdelerini öne doğru bükerler. Bu hareketleriyle kendilerinden defalarca kuvvetli düşmanlarını korkutup kaçırabilirler. Burada dikkati çeken husus ise güvelerin bu müdafaa taktiklerini nasıl öğrendikleridir. Acaba bunlar bir dâhi kadar akıllı mıdırlar, yoksa yüzlerce yıl yaban arılarının peşlerine takılıp onları incelemişler midir? Bunlar imkânsız olduğuna göre, başka bir âlemde talim edilmiş gibi bu bilgilerle tcçhiz ve talim edilerek bu âleme gönderilmişlerdir. Kaynağı ilham olan bu durumları cehaletin karanlıklarıyla meçhul hâle getirmek elimizdeki hakikat mesajlarından habersizliğimizi gösterir.

eyl86-17.jpg

KORKUTAN GÖZLER

Güvelerin başka bir türü olan baykuş güvesi, ismini vahşi bakışlı baykuş gözünü andıran kanatlarındaki motiflerden alır. Bu tür güveler dinlenirken kanatlarını kapatırlar. Dolayısıyla da göz motifleri görülmez. Aç bir kuşun saldırısıyla karşılaşırsa âniden kanatlarını açar. Kuş birden kendisine hiddetle bakan bir çift gözle karşılaşınca ne yapacağını şaşırır. Güve ise şaşkınlıktan istifade ederek kaçar.

Heliconius cinsi kelebekler Passiflora cinsine ait bitkilere zarar verirler. Bu cins bitkiler de düşmanlarına karşı bazı kimyevî maddeler ifraz ederler. Aynı cinse dâhil olan Passiflora cyanea adlı bitki ise, kimyevî madde üretememektedir. Buna karşılık, P.cyanea bitkisi, yapraklarının uçlarında görünüş bakımından Heliconius cinsi kelebeklerin yumurtalarına benzer yapılara sahiptir. Bunlar zararlı olan kelebeğin yumurtalarına benzerler. Tecrübelerde, bu yumurtalara benzeyen nektarları (yapılar) gören dişi kelebeklerin bitki üzerine yumurtlamadıkları, dolayısıyla bu bitkilere zarar vermedikleri müşahade edilmişdir. Aksine nektarları (yapılan) alınmış olan çiçeklere dişilerin umumiyetle yumurta bıraktıkları tesbit edilmiştir.

Yukarıda verilen misallerde de görüldüğü gibi bu muhteşem meşherde sergilenen varlıkların merak çekici yaşayışları ve diğer varlıklara karşı enteresan durum ve tutumları; kâinata tefekkür nazarı ile bakan insanlar üzerinde hayret ve hayranlık uyandırmaktadır. Bunun yanısıra ibret açısından da içinden ve dışından pekçok düşman tarafından sarılmış olan insanoğlunun fıtratta câri olan kamuflaj tekniğinden istifade edeceği çok yönlerin bulunduğu da muhakkakdır.

Halil Kayhan