Aralık 1992 · s. 6 · 3 dakikalık okuma
Canlılar ve Azami Tasarruf
Şerafeddin Alan · Prof.Dr. · Tabiat

İlmî gelişmeler her geçen gün insan dışındaki hayvanların hareketlerinin ve tabiatta cereyan eden diğer davranış hadiselerinin gelişigüzellikler içinde değil de, bir prensipler manzumesi içinde cereyan ettiğini ortaya koymaktadır. Herhangi bir hayvanın alelade bir davranışını göremiyoruz. Daima bir kompozisyon yazımındaki düzen ve bütünlük gibi gaye, vasıta ve netice münasebeti içinde bir planlanma kendini gösteriyor. Son zamanlardaki bazı tesbitler de hep bu istikamete ışık tutar mahiyettedir. Hayvanlar, gıdalarını araştırma ve taşımada sadece duyu organlarını değil, hafıza ve kompleks öğrenme kabiliyetlerini de kullanırlar. Her hayvan için yiyecek kaynaklarını araştırma ve bulma hayati bir mesele olup bir gayret içinde, yiyeceğini taşıma, saklama, tekrar oradan bulup çıkarma da yer alır. Pek tabii bu aktiviteler, hem zaman hem de enerji yönünden hayvan için oldukça külfetlidir. Bundan dolayı hayvan, optimal (en uygun) bir strateji (taktik) ile çalışmalıdır ki enerjisi boşa gitmesin. Zira, kainatta israf olmayıp azami tasarruf prensibi çalışmaktadır. Bu noktadan hareketle araştırıcılar, bu hadisenin nasıl başarıldığını incelemişlerdir.
Önce bir karınca kolonisi müşahedeye alınmıştır. Bu karıncalar, bir bitkinin çiçekleri üzerinde yaşayan ve Toxeptera dinae denilen küçük bir böceğin salgıladığı balla beslenirler. Bu bitkinin 8-10 dalı vardır. Böcekler dalların ucunda bulunur. Karıncalar bitkinin sapına tırmanırlar ve asla gelişigüzel bir arayış içinde değil de en çok bal nerede varsa o dalın ucuna giderler. Tekrar orta dala gelen karıncalar, düz bir hat boyunca bal arama yerine, sinüzoidal (eğilimli) bir hareketle bal bulunan diğer dallan ziyaret ederler.

Bu tip bir hareketle verimsiz yolculuk yerine daima isabetli ve kârlı bir yolculuk yapılmış olur. Neticede bir yandan nerelerde daha çok balın olduğu öğrenilip ona göre hareket edilir, diğer yandan da böceklerin çıkardığı kimyevî bir koku ile yerlerini bulurlar. Bu şekilde karıncaya minimum (en düşük) enerjiyle maksimum (en yüksek) iş yaptırılmış olur.
Diğer bir müşahede de depolanmış gıdaların tekrar bulunmasıyla ilgilidir. Sincaplar, topladıkları fındıkları toprağın altına saklarlar. Araştırıcılar, açık havada bir kum çölünde 8 sincaba onar tane fındık vermişler ve herbiri bunları saklamıştır. 10-32 gün sonra, sincaplardan biri buraya tekrar getirilmiş ve neticede öbürlerinin fındıklarına çok yakın olduğu halde, Öncelikle kendi sakladığı fındıkları bulmuştur. Sincapların burada, koku duyusunu kullandıkları kesin olmakla beraber yeri hatırlama da önemli bir faktördür. Karla kaplı bile olsa, şaşırmadan fındıkların yerlerini nasıl bulmaktadırlar? Sincap, gömdüğü fındıkları bulurken bir fındıktan diğerine sanki elinde harita varmış gibi direk olarak gitmekte ve zaman kaybetmemektedir. Zira sincap, aylar boyunca sakladığı bu fındıklarla geçinmek zorundadır ve eğer hepsini bir yere gömmüş olsaydı bir yağmalanma durumunda tamamen çaresiz ve aç kalma söz konusu olacakdı. Bunun için bir emniyet subabı olarak ayrı ayrı yerlere saklar.
Diğer bir enteresan durum da bulunan gıda maddelerinin yuvaya veya depoya taşınma meselesidir. Sığırcıklar üzerinde yapılan bir müşahedeye göre, taşınacak yük eğer ağırsa yuvaya, yolu uzatan bir eğri çizilerek varılır. Yük hafifse daha direk yol olan toprağa paralel olarak uçuş yolu tercih edilir. Mesafe 15 metreden azsa, kuşlar ağızlarındaki yiyeceklerle, yolun bir kısmını yürürler, bu onları yavaşlatır ve yiyeceğin bir kısmı da ağızlarından düşer. Yuvaya yakın yerlerden, daha hafif yiyecek taşımaları daha avantajlıdır.
Her üç hayvanda da mekana bağlı yön ve pozisyon tesbitinde hatırlama önemli bir faktördür. Böylece yollarını daha kolay bulabilmekte ve en az zahmetle en kârlı işi yapmaktalar.
Akıl ve şuur sahibi insanların planlayarak ve düşünerek sistemleştirdiği minimum emekle, maksimum kâr anlayışını bu akıl ve şuurdan mahrum aciz hayvanların tesadüfen geliştirmeleri, deneme-yanılma yoluyla ilim elde ederek yapmaları veya tabiat denilen sanat eserinin onlara vermesi hiç mümkün müdür? Diğer binlerce mükemmel hususiyetleriyle birlikte yukarıda anlatılan azamî tasarruf prensibini kullanabilmeleri de ancak kudreti ve ilmi sonsuz bir yaratıcı tarafından bahşedilmiştir.
Unutkanlık özelliği olan ve değişik şeyleri öğrenmek için senelerini harcayan insan yanında, çok küçük canlılara bile ne işler yaptırıldığını görmek, bizi değişik düşünce ufuklarına taşımaktadır. Sevk-i İlâhi ile hareket eden bu tip hayvanların unutmaya sebep olan, görülmemesi, duyulmaması, yapılmaması gereken şeyleri, programlandıklarının dışında, yapmadıkları için unutma gibi bir dertleri olmadığından bir avantajları vardır. Fakat insandaki irade, akıl ve şuur sahibi olma avantajları kıyas kabul etmez bir hakikattir. Ne mutlu bu avantajları kullanıp eşya ve hadiselere bu gözlük içinden bakabilenlere.