Temmuz 1985 · s. 26 · 3 dakikalık okuma
Böcekler ve Kanatları

Omurgasız hayvanlar içinde uçabilen yegane canlı gurubu böceklerdir. Böceklerin kanatları vücuda sonradan eklenmiş gibi değil de, aksine alt ve üst göğüs halkalarının iki satıh halinde genişlemesi ile meydana gelmişlerdir.

Böceklerin kanatlan ihtiyaca göre sayı bakımından değişiklik gösterir. Mesela, normal olarak kelebeklerde ve arılarda orta ve arka göğüs halkalarında birer çift kanat bulunurken, sineklerde sadece orta göğüste bulunan bir çiftten ibarettir. Ancak sineklerin havada dengede ve asılı bir vaziyette uçabilmelerini temin eden ve adına "haltera" denilen bir çift organ vardır ki, bu arka kanatların yerini almış bulunmaktadır. Haltera denilen bu organlar, ağızından böceğin vücuduna yapıştırılmış minyatür bir sürahiyi andırmakta ve gerektiği şekilde ileri geri hareket ederek dengeyi sağlama vezifesini aksatmadan yürütmektedirler.

Karınca gibi bazı böceklerde ise, kanatlar hayat boyunca hiç lazım olmadığından mevcut değildir. Ancak bazan, ortaya çıkan ve kanatlı olan erginler, nesillerini başka yerlere yayma görevini yerine getirebilmek için kanatla teçhiz edilmişlerdir. Bu durum, Aphid denilen bitki bitlerinde de böyle olup, "eşeysiz" olarak üreyen fertler kanatsız, "eşeyli" olarak üreme gösterenler ise kanatlıdırlar. Coleoptera denilen kın kanatlılar takımında bulunan böceklerde ön kanatlar adeta deri gibi kalınlaşarak dinlenme sırasında vücudun üstünü örtmekte, hem vücudu hem de katlanarak altına yerleşen, zar seklindeki ikinci kanat çiftini muhafaza etmektedirler. Bu takımdan olan gelin böceklerinde esas uçuşu ikinci kanat çifti sağlarken, birinci kanat çifti de denge ve uçma işinde yardımcı olmaktadır

Bilindiği gibi çalışkan arılarda zar seklinde iki çift kanat bulunmaktadır. Zar kanatlar incelendiğinde boyuna ve enine uzanan damar şeklinde çizgilerin bulunduğu görülür. İşte bu çizgiler kitinleşmiş incecik borular olup,içlerinde hava bulunur. Bu borucuklar kitinden yapıldıkları için kanat açıldığında onu hava cereyanlarına karsı gergin bir durumda tutarlar. Adeta uçurtmalardaki çıtaların veya uçak kanatlarındaki çelik konstruksiyonunun görevim yüklenmişlerdir. Bu damarların vazifesi sadece kanadı gergin vaziyette tutmakla kalmayıp, aynı zamanda kanatlar vücudun üzerine yerleştirileceği zaman, bu damarlar boyunca gayet muntazam şekilde adeta bir paraşüt gibi katlanmasını sağlarlar. Böyle kanatlar böceğin istirahatı sırasında veya yerdeki faaliyetleri esnasında daha az bir hacim kaplayarak ona kolaylık temin ederler.

Böceklerin kanatları ile uçaklarınkini mukayese edecek olursak, böcek kanatlarının çok daha ileri bir tekniğe sahip oldukları ortaya çıkar. Mesela, böceklerin kanatlan katlanarak onlara büyük kolaylık sağlarken, uçaklarda kanatların yerde bile katlanmadan kalması, çok büyük uçak hangarlarının yapılmasına sebep olmuştur. Kanatları olmasa veya katlanabilse idi, bir uçağın yerine 3, belki 4 uçağın aynı hangara yerleştirilmesi mümkün olacaktı. Ayrıca, kocaman kanatlarından dolayı bir uçağı yerde herhangi bir iste kullanmak mümkün değildir. Halbuki böceklerin birçoğu, havada olduğu kadar yerde de çeşitli işleri yapmak mecburiyetinde olup ona göre yaratılmıştır. Ayrıca hiçbir böcek havalanmak için uçaklar gibi uzun pistlere ihtiyaç duymaz. Çünkü kanat köklerindeki dairevî hareket kabiliyeti onların dikine havalanmalarını kolaylaştırmaktadır.

Kelebeklerde kanatlar, çeşitli yerlerde kümelenen pul ve kıl gurupları ile hep hayranlıkla seyrettiğimiz ve ustasının maharetini sergileyen esrarlı bir tablo gibi gözler önüne serpilmiş bir renk cümbüşüdür. Bu renkli dünya mozaik sanatının ulaşılamamış bir misali olmakla kalmaz, aynı zamanda kelebeğin yaşadığı muhit ile öylesine güzel bir ahenk sağlar ki, düşmanları onu kolayca fark edemezler. Mesela Erannis defoliaria Cl. (Büyük Don Mühendis böceği) adlı kelebek kışın ortaya çıkar. Bu kelebek herhangi bir tehlike sezdiğinde derhal kendisini toprağın üstüne atar. Kanatlarını yere yayarak yerde bulunan dökülmüş sarı yapraklar arasında seçilmesi güç bir durumda, hareketsiz kalarak tehlikenin geçmesini bekler.
Bazı kelebeklerde kanat üzerindeki pullar adeta baykuşun gözü gibi bir görünüş almıştır. Bu halleriyle düşmanlarını korkuturlar.

Böceklerde kanatlar bilhassa göçler sırasında çok faydalı olmakta. Mesela Danaus plexippus adlı kelebek, Kuzey Amerika'dan İngiltere'nin güney sahillerine kadar rüzgâr yardımı ile sürüklenebilmektedir. Böylece hacmi ile kıyaslanacak olursa herhangi bir uçağın bir seferde kat edebileceği yolun çok daha fazlasını, kanatlarının yapısı ve hava ceryanlarını fevkalâde iyi kullanabilmesi sayesinde asabilmektedir.

Kısaca denilebilirki, herbir böcek türü için onun bütün ihtiyaçlarını en iyi bir şekilde karşılayabilecek bir kanat sistemi, çok ince hesaplamalarla gerçekleştirilmiş ve böceğin istifadesine sunulmuştur. Bilhassa birçok hesapların kolayca ve kısa zamanda yapılmasını sağlayan kompüterlerin kullanıldığı günümüzde, ileri derecede teknolojiden yararlanarak yapılan uçaklarda hâla böcek kanadındaki hususiyetlerin tamamının bulunamayışı, bu nazik fakat ibret verici yapının tesadüfen olmadığının en bariz delili olmaktadır.
Doç. Dr. Torul Mol