Sızıntı Arşivi

Temmuz 1986 · s. 232 · 2 dakikalık okuma

Bir Kere Daha Tufan

Tarık Çelik · Tabiat

Tarık Çelik

Tufan hadisesi, bugün sadece “Kur’an, İncil, Tevrat” gibi mukaddes kitaplarda anlatılmakla kalmayıp pek çok tarihi malzeme, kitabe ve uzmanların dikkatini çeken kil tabletleri ile de desteklenmektedir. Tufan haberlerine meşhur Gılgamış destanında da rastlanmaktadır (Resim 1). Ayrıca bütün dünyada tesbit edilebilen 168 tufan destanı vardır. Yerliler arasında 58, Asya’da 13, Avustralya ve Güney denizinde 9, Avrupa’da da 4 bilinen ve söylenen tufan destanı vardır. Tesbitlere göre destanlar birbirinden ayrı olarak gelişmiştir ve aynı konuyu işlemektedir. Ortak nokta, ikazlara kulak asmayan insanların ilahi cezaya uğramalarıdır. Eski Kelt kavmi Wales’lerde Tufan, Lin-Lin’in (denizler denizinin) kabarmasıdır. İnsanlar su altında kalmış ve ortalığı sel basmıştır. Efsanelerin çokluğu, yaşanan tufanın alalade bir baskın olmayıp, unutulmayan bir hadise olduğunu göstermektedir.

Hadise yalnız destanlarla desteklenmemekte, yeryüzünün % 75’ini kaplayan tortul kayalarda da jeolojik olarak belirlenmektedir. Yine araştırıcılara göre bu tip kayaların teşekkülü için büyük su kütlesi gereklidir. Bahsedilen tabaka Kaliforniya’dan Hindistan’a kadar yayılmış durumdadır. Dünyanın en yüksek dağ zincirlerinde bulunan deniz kabukları da hadisenin bir başka enteresan yönünü ortaya koymaktadır (Resim 2). Araştırıcı Alexander von Humboldt Güney Amerika’da Cicara şehri yakınındaki bölgede yüksek kayalara oyulmuş resimlerde hayvan ve sembolik işaretler bulmuştur. Bu işaretler insanın ulaşabileceği seviyeden çok yukarıdadır, dolayısıyla resimlerin, tufan döneminde buraya kanolarla gelen yerlilerin atalarınca yapıldığı öne sürülmektedir

Tahminen M.Ö. 8496 senesinde bir Astroid dünyaya çarparak 15 hidrojen bombası gücünde bir patlamaya sebebiyet vermiştir (Resim 3). Nitekim 1908’de Sibirya’nın Tunguska bölgesine bir kuyruklu yıldızın parçası çarparak 600 km’yi kaplayan bir sahada insan ve hayvanları hatta ağaçları tahrip etmiştir. Patlamanın sesi 6700 km uzaklıktan bile duyulmuştur. Astroid, Florida ve Antiller kuşağının ortasına çarpmıştır (Resim 4). Bu arada Puerto Rico’dan İzlanda’ya kadar yer yarılmıştır.Yarılma bölgesinde denizaltı volkanları olduğundan zelzele ve indifalar birbirini takip etmiştir. Okyanus ısınmaya başlayarak ortaya çıkan mağma suyla karışmıştır. Büyük su kütlesi buharlaşarak toz ve kül tanecikleriyle atmosferde toplanmış ve yere yağmaya başlamıştır (Resim 5)

Felaket esnasında yalnızca Atlantis değil, bir çok bölge tesir altında kalmıştır. Semavi kitaplarda bahsedildiği gibi tufan her tarafı kaplamıştır. Rus ve A. B. D. ‘li araştırıcıların Dsungaray ve Gobi çölü sahasında kireç, yosun ve deniz canlılarının kalıntılarını bulmaları da tufanın meydana geldiğine bir başka delildir.

Afrika’da araştırıcılar iki milyon senelik el aletleri bulmuşlar ve insanlığın tarihinin de bu kadar eski olduğunu öne sürmüşlerdir.

Evet insanlık, tarih boyunca çeşitli ikazlara muhatap olmuş ve isyanı nisbetinde cezalara çarptırılmıştır. Kayalara bir ibret olarak bırakılan çeşitli canlı fosilleri, bunların silinmez belgeleridir.