Sızıntı Arşivi

Ocak 1983 · s. 11 · 4 dakikalık okuma

Ben Anamın Beşiğini Sallar İken

Polat Has · Dr. · İnceleme

Masalların başında gördüğünüz bir cümle: "Ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken." Ecdadın sözlerine baktığımızda çok ince nükteler yakalarız. Bu cümlede Einstein'in izafiyet teorisi gizli. Eğer biz geçmişi dikkatle süzgeçten geçirseydik ve herşeyi batı yayınlarında aramasaydık, Einstein'in izafiyet teorisi çoktan bulunurdu. Mukaddes kitapların bir çoğu zamanın izafiliğine işaret ediyor: Hintçe kitap Mahabharata'da, Brahma'nın bir günün 8.640.000.000 dünya yılına denk olduğu yazılıdır. Ahdi Kadim'de (Mezamir 4-90) "Rabb'ın açısından bin yıl geçmiş bir gün gibidir." diye yazılır. Kur'an'ı Kerimde Meariç suresinin 4.ayetinde ilahî günün 5,0.000 dünya yılına veya 1828 ışık yılına denk olduğunu görürüz.

Açık ifadeyle izafiyet teorisi dünyamızda binlerce seneden beri bilinmektedir.

Gelelim yazımızın başındaki cümleye: "Ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken'' Acaba bu nasıl mümkün olabilir?

1 - Benim geçmiş zamana seyahat etmem ve anamın beşikte sallandığını görmemle.

2 - Zamansızlık âlemine girip geçmişe nüfuz etmek.

3 - Yaşlanmamdaki hızlanmanın, annemin, yaşlanma hızını geçişi.

4 - Annem ve yatağının küçülerek, beşik mesabesine inmesi.

Gelelim 1. maddeye, yani benim geçmiş zamana seyahat etmem veya zamanın geriye dönüşü: 1921'lerden beri antimadde anlayışı kendini gösterdi 1921 de ilk pozitronun fezadan gelen ışınlar arasında bulunuşu, antimadde teorisinin varlığını kesinleştirdi. Protonun antimaddesi antiproton, elektronun antimaddesi pozitron, nötronun karşılığı antinötron, nötrinonun karşılığı ise antinötrinodur. Şu an galaksimiz maddedir. Ama başka galaksilerin antimaddeden yapılması mümkündür. Nitekim anti-maddenin bir çoğu fezadan gelen kozmik ışınlar arasında bulunmuştur. Antimadde âleminde zamanın tersine işleyebileceği söyleniyor. Zaman tersine işlerse geçmişe inmek, tarihi müşahade etmek mümkündür. Yani bu suretle anamın beşiğini görebil irim.

Bir de geçmişe seyahat etmek ve bu yolla annemin beşikte sallandığını müşahade etmek mümkündür. Geçmişe seyahatte Drouet tekniği ileri sürülüyor. Bildiğiniz üzere dünya güneş etrafında dönüyor. Güneş de Vega yıldızına doğru ilerliyor. Dünyanın gerek güneş etrafında, gerek güneşle birlikte seyahati sarmal bir şekle benziyor. Yani dünya daireler halinde ilerliyen yaya benzer yörünge çiziyor. Açıkcası ortada spiral yaya benzer bir yörünge silsilesi var. Şimdi biz füzemizle dünyanın çizmiş olduğu eski yörüngelere doğru ilerliyelim. Spiral yayın teker teker dairelerini çizeceğimize kestirmeden dairelere teğet ilerliyelim. Drouet sistemine göre füzemi tutulmaya (ecliptic) dikey gelecek şekilde ve güneş sisteminin fezadaki ilerleme rotasını oluşturan noktanın aksi istikametinde fırlatılır. Füzemizin hızı, dünyanın güneş etrafında dönüş hızına ortalama olarak 105.000 km. denk olacak. Şu an 1982 yılındayız. İstanbul'un Fethi olan 1453 yılına gitmek istersek dünyanın takip ettiği normal yolun 529 çemberine değmesi icap eder. Füze bu noktaya vardığında filim makinamız bu esnayı çekecek ve dünyamıza yayın halinde gönderecek. Şimdi anamızın beşiğine gelelim. Anamız 35 yaşında olsun. Füzemiz dünyanın takip ettiği sarmal yılın 35 çemberine değdiğinde anamın beşiğinin filimini çekecek veya ben füzede olacağım, anamın beşikte sallandığını göreceğim.

Şimdi 2. maddeyi tahlil edelim. Yani zamansızlık âlemine girelim, geçmişi seyredelim. Yıldızların herbirinin bir ölüm şekli var. Yani bütün yıldızlar ölecek. Bir yıldız, güneşten 3 kat büyük ise kara delik halinde ölür. Kara delik, ışığı da yuttuğundan görünmez. Kara delikler etrafındaki yıldızları yutarak beslenir. Can çekişen yıldız X ışını salar, biz de ölüm ânını böylece tesbit ederiz. Kara deliklerde madde vardan yok oluyor. Hatta ileride kara deliklerin kâinatı yutacağı söyleniyor. Kara deliklerde çekim gücü sonsuzluğa yaklaştığından zamansızlık mefhumu ortaya çıkıyor. Kara deliğe girmekle ebediyet âlemi arasında bir bağ kuruluyor. Zamansızlık âlemine girmekle geçmiş pekâla gözlenebilir. Annemin beşiğini bu suretle görebilirim. Bu durum relativite teorisinin bir neticesidir.

Şimdi 3. madde yani yaşlanmamdaki hızlanmanın, annemin yaşlanma hızını geçişini ele alalım: Diğer bir ifade ile izafiyet teorisi üzerinde duruyoruz. Fezada hız arttıkça zaman yavaşlar. Mesela; astronot Cooper uzayda yaptığı gezide gençleşti, saati de yavaşladı. Cooper, 90 dakikalik yörüngeyi her tamamlayışında Cape Canaveral'daki bir arkadaşından saniyenin milyonda biri kadar daha az yaşlandı. 24 saat süre yörünge ve açı sırasında da saati sadece 1/60.000 saniye kadar bir yavaşlama gösterdi.

Şimdi Güneş Sistemimizden 8,8 ışık yılı uzakta olan Sirius yıldızına seyahat edelim. Işık hızı ile hareket eden bir füze kullanalım. Bu durumda Sirius yıldızına gidiş geliş 17,6 yıl sürer. Sabah kahvaltısında seyahata çıkalım, öğle yemeğinde Sirius'a varırsınız. Öğle yemeğinde tekrar yola çıkın akşam yeryüzüne dönersiniz. Halbuki dünyadaki yakınlarınız 6570 defa yemek yemiş olur. Işık hızına yakın bir hızla yol aldığınız için 17,6 dünya yılı size sadece bir gün gibi gözükecektir. Netice olarak fezada hızlanmakla zaman yavaşlıyor. Şimdi annenizi füzeye bindirin, fezaya gönderin. Dünyaya döndüğünde yaşı sizden çok gerilerde kalacaktır. 49xl015 kilometre (49'un yanına 15 sıfır koyun) bir mesafeye gönderin. 35 yılda gitsin, gelsin. Halbuki bu esnada dünyada 10600 yıl geçmiştir. Annem dünyaya dönünce yaş açığını kapar gibi bir soru.. Genel izafiyet teorisini bilmeme demektir.

Gelelim 4. maddeye yani annem ve yatağının küçülerek beşik mesabesine inmesi: Fezada hızlanmakla maddede küçülme olur. Saniyede 150.000 km. hızla giden füzede annemin boyu % 14 kısalacaktır.. Eğer füzemiz 270.000 km/sn, hızla gitse boyu % 45 kısalır. Eğer füze ışık hızının % 99'u hızla gitse annemin boyu % 86 nisbetinde kısalacaktır.

Netice olarak şunu söyliyeyim. Son söylediklerim Einstein'in relativite teorisinin bir neticesidir. Eğer biz geçmişimizi dikkatli inceleseydik bu teorinin ismi "Einstein'nin relativite teorisi" değil, "Ali veya Mehmed'in relativite teorisi" olacaktı.

Dr. Polat HAS