Temmuz 1997 · s. 280 · 2 dakikalık okuma
Bakterilerle Madencilik
M.Karlıdağ · Prof. Dr. · Fen Ve Teknoloji Dünyasından

BAKTERİLERLE MADENCİLİK
Madencilik
insanoğlunun en eski faaliyetlerinden biridir. Birkaç metreden yüzlerce metreye
kadar inen derinliklerden çıkarılan madenler önce belli özellikte ufalanmakta
ve daha sonra yüksek sıcaklıkta veya kimyevi ortamda muamele edilerek, metaller
minerallerinden serbest hale getirilmektedir. Ancak son yıllarda ortaya çıkan
iki büyük problem sebebiyle söz konusu klasik metotlaşma yerine yeni metotların
ikamesi artık zaruret halini almıştır. Bu problemlerden birisi sağlık ve çevre
problemleri, diğeri ise; maden yataklarındaki metal oranlarının artık klasik
metotların uygulanamayacağı seviyelere düşmüş olmasıdır. Her iki problemi bir
arada ortadan kaldıran en cazip ve tesirli metodun bazı özel mikrocanlılar
yani, bakteriler olduğu ise, yıllardır insanoğlu tarafından bilinmektedir;
ancak endüstriyel ölçekte bunlardan faydalanma olayı gizli kalmıştır.
Özellikle kükürt ve demir bileşiklerine sahip maden yataklarında bulunan Thiobacillus ferroksidan ve ferro bacillus ferroksidan türü bakteriler, enerji ihtiyaçlarını havanın oksijen ve neminden ileri gelen oksidasyondan faydalanarak sağlarlar. Başka bir ifade ile bu reaksiyonlarda bir nevi katalizör görevini üstlenirler. Oksidasyon reaksiyonları sonunda bu mikro organizmaların rahat yaşayabileceği asidik bir ortam ve üç değerlikli demir iyonları ortaya çıkar. Bu asidik ortam ve demir iyonları ise özellikle kükürt bileşikli bakır madenlerindeki bakırın çözünüp sulu çözeltiye geçmesini sağlar. Bu şekilde hem klasik metotlarla işletilemeyecek kadar düşük tenörlü cevherlerdeki metaller daha rahat bir şekilde insanlığın hizmetine sunulabilmekte, hem de daha az çevre kirlenmesi ve sağlık problemi ortaya çıkmaktadır. “Biyomadencilik” adı verilen yukarıdaki metotta, işlemi sonuçlandıran en önemli husus, aşırı sıcaklık ve aşırı asidik ortamdır; Çünkü böyle ortamlar bu bakterilerin çoğalmasını engellemekte, hatta onları öldürmektedir. Bilim adamları bu ortama dayanıklı bakterileri üretmek için, bir taraftan laboratuarlarda çalışırken, diğer yandan deniz dibindeki sıcak bölgelerde yaşayan bakterilerden Hiobacillüs Ferroksidan türü bakterilere gen nakli yaparak bu sahadan faydalanabilmenin yollarını araştırmaktadırlar. Biyomadencilikte uygulama alanını daha da genişletmeyi düşünen bilim adamları, söz konusu bakterilerin faaliyetlerini sınırlayan civa, arsenik ve kadmiyum gibi ağır ve zehirleyici elementlere karşı da dirençli bakteriler üretmeyi de ihmal etmemektedir. Onların metabolizmalarını bu ağır elementlerden koruyan veya bünyelerinden atan enzimlere sahip olmalarını sağlayan genleri belirlemeye çalışmaktadırlar.
Bütün bunlar gözle görülemeyen mikrocanlıları çeşitli sahalarda insanoğlunun hizmetine veren Sonsuz Kudret Sahibi’nin (c.c) kendi güzel isimlerinden olan terbiye edici vasfını da insanoğluna bağışlamak suretiyle onun eliyle bu küçük yaratıkların madencilik sahasında da geniş şekilde kullanılabileceğini göstermektedir.