Temmuz 1985 · s. 30 · 3 dakikalık okuma
Arktik Buzulların Efendileri

Buzullarla kaplı ıssız arazilerde kutup ayısı normal hayatını devam ettirirken uydular tarafından takip edilmekte, kompütürlerle işaretlenmekte ve sakladığı bazı sırlar gün ışığına çıkmaktadır.
Milletlerarası seyahat eden göçebe insanlara benzeyen bu canlılar, 5 milyon km karelik sahada, Sibiryadan Alaskaya, Kanada'nın ortasından ve Yukarı Kanada'nın buzullarından Grönland ve Norveç'in Kuzey Adalarına kadar uzanan geniş sahanın efendileridir. Dünyanın en büyük karnivoru (et yiyen) olan bu canlılar kutuplarda yaşayan Eskimolarca kutsi sayılarak, ruhlar alemi ile irtibatı olan sonsuz bir irfan sahibi gibi hürmet edilir. O ise yıllardır sürdürdüğü ayı balığı ziyafetleriyle kutuplarda vakarlı bir hayat geçirir.
Yetişkin erkeğinin yaklaşık 500 kg geldiği bu hayvanların boylan 1,5 metredir. Dişileri ise ağırlık ve boy bakımından erkeğin yarısı kadardır.
Buz üzerinde bir sıvının akışkanlığı kadar kolayca dolaşan bu hayvanları Norveçli ilim adamları feza çağı teknolojisinden faydalanarak, radyo alıcısı, batarya takımlarıyla teçhiz ettiler ve onların hayat tarzlarını peyklerle izlediler. Kompütür grafiklerinden bunların kış aylarında, Alaska ile Doğu Sibirya arasındaki buz bağlantısını geçtikleri tesbit edildi. Ayılar, Grönland'ın doğusundan Norveç'in Svalbord adalarına kadar izlendi. Yapılan tesbitlere göre, bu ayıların mükemmel şekilde görme ve duyma hisleriyle donatılmış oldukları anlaşıldı. Bunun yanında Yaratıcı'nın kendilerine bahşetmiş olduğu en büyük hususiyetleri olan koklama hisleri de çok mükemmeldi. O, yiyecek aramada, avı takipde ve yakalamada hep bu hissini kullanır. Umumiyetle av olarak avladığı ayı balığı, ayıya, kaybolmaz bir ipucu veren kendine has kokusunu buza bırakır.

Genç ayı balıkları açık su bulunan yerlerde nefes almayı mümkün ki/an buz ve buz yarıkları içinde yasarlar. Herbir ayı balığı buzlarla örtülü alanlarda, ancak 20 - 30 dakikalık fasılalarla buz sathına çıkıp teneffüs ederler. İşte kutup ayısı bu teneffüs aralıklarını kaçırmamak için vakarlı vakarlı buzlar üzerinde dolaşırken burnunu ileri geri sağa sola hareket ettirerek ayı balığının kendine has kuvvetli kokusunu yakalamaya çalışır. Kokuyu hissettiğinde sanki hedef gösterilmiş bir asker gibi bütün dikkatini kokunun geldiği yöne toplayıp yıldırım hızıyla ayı balığını yakalar. Bu sebeple kutup ayısının hareketini tam olarak çıplak gözle görmeye imkan yoktur. Rahmeti Sonsuz, kainatta yasayan her canlıya uygun zamanda ve miktarda rızkını verdiği gibi, buzullarda yasayan kutup ayısına da rızıklarını toplayacak şekilde pençeler, çene, burun ve dişler ihsan etmiş böylece ayı balığının kaçma ihtimali en aza indirilmiştir.
Kutup ayıları buzların yıl boyunca hiç erimediği bölgelerde Yaratıcı'sının kontrolünde Alaskadan Sibiryaya, oradan tekrar Grönland kıyılarına ayı balıklarını avlayarak seyahet eder.
Kutup ayıları, bazen buzulların eridiği güneye doğru da seyahet edebilirler. Buralarda tekrar buzulların donma vaktine kadar köy halkıyla beraber yaşadıkları da olur.

Son zamanlarda kutup ayılarının mesuliyetsizce avlanması neticesi, nesillerinin tükenmeye başladığını gören ABD, Kanada, Danimarka, Norveç ve Sovyetler Birliği birleşerek kutup ayılarını muhafaza etme ve belli bir avlanma sınırı koymada anlaşmaya vardılar. Ayrıca dengesizce ve hızla gelişen teknoloji ve bunun neticesi olarak da dünyayı rastgele kullanma faaliyetleri, kutup ayılarının da varlığını tehdit etmeye başladı. Havada giderek artan CO2 ve çeşitli gazların birikmesiyle ısınan atmosfer, kutup buzullarını eritmeye başladığından, bu durum, Rahmeti Sonsuz'un kâinatta nassas bir plân, mizan ve denge içerisinde kurduğu biosistemlerin bozulmasına, dünyanın insan için yaşanmaz hale gelmesine yol açabilir. İlim ve teknolojinin, Yaratıcı'sına inanmış ve onun kurduğu biyosistemleri O'nun rızasına uygun kullananların eline geçmesi dileğiyle...
Selim Çaldıranlı