Sızıntı Arşivi

Temmuz 1998 · s. 260 · 5 dakikalık okuma

Akupunktur Ve Çin Tıbbının Tarihi Gelişimi

Semih Akyol · Dr. · Tıp

Geleneksel Çin tıbbı takriben 3000 yıllık bir zaman periyodunda gelişmiştir. II. Shang hanedanı dönemine ait arkeolojik kazılarda akupunktur iğneleri ve tıbbi konuların münazarasının kaydedildiği kemikler bulunmuştur. Han hanedanı döneminde ise Çin tıbbının teori ve pratiğinin temelleri inşa edilmiş, yin/yang, beş faz ve kanal teorileri, çeşitli iğneleme metotları, kompleks tedavi programları oluşturulmuş, MS. 4. yüzyıla kadar geçen sürede Çin tıbbının temellerini teşkil eden klasikler yazılmıştır.

Ağrı yerine göre noktaların seçimi ilk olarak MS. 618 yıllarında 1000 Altın Reçete kitabında yazıldı. Bu sisteme göre vücutta herhangi bir hassas nokta akupunktur uygulaması için meşruiyet oluşturur, akupunktur noktalarının sayısı teorik olarak sınırsızdır. 1949’da Mao Zedung iktidara geldiğinde, akupunkturu, yeraltındaki bir elmasa benzetip onun yeryüzüne çıkarılması gerektiğini ifade ederek birçok enstitüler ve kolejler kurdurdu. Akupunktur bu merkezlerde, Batı tıbbı kriterleri ile incelenmeye başlandı ve daha önceki bilgilere ilaveten kafa akupunkturu geliştirilerek merkez sinir sistemi hastalıklarında parlak ve başarılı neticeler alındı. Hâlen akupunktur mevzuunda Çin’in haricinde Rusya, Almanya, Avusturya, Fransa, Amerika ve Japonya’da enstitüler kanalıyla çalışmalar sürdürülmektedir. Sağlık Bakanlığı birkaç sene önce akupunktur mevzuunda bir yönetmelik yayınlayarak, akupunkturu ilmi bir tedavi metodu olarak kabul etmiş ve ancak tıp doktoru ve diş tabiplerinin akupunkturu uygulayabileceklerini kaydetmiştir. Memleketimizde akupunktur mevzuunda bazı kitaplar yayınlanmış olup son olarak, ‘Tradisyonel Çin Tıbbi ve Akupunktur”, ismiyle Eylül 1995’te (İnsan Yayınları) yayınlanmıştır.

ÇİN TIBBININ FELSEFESİ, TEMELİ

Batı düşüncesi, hadiseleri ve neticeleri çizgisel tarzda, katı bir determinizme bağlı sebep-sonuç münasebeti halinde, yani A, B’ye sebep olur şeklinde, değerlendirir. Çin ve genelde Doğu düşüncesine göre ise çeşitli olgular bir modelin, bir bütünlüğün parçası olarak birbiriyle münasebet halindedir. Hadiselerin ve nesnelerin kendi kendilerine fonksiyonel bir manası yoktur. Her şeyi kuşatan ve her şeyi manalandıran bir ortam düşüncesi vardır. Mana, ortam içindeki iştirakten hâsıl olur. Bundan bütün nesnelerin birbirleriyle yakinen alakalı oldukları, beş hususiyeti ihtiva ettikleri (toprak, su, metal, odun, ateş), bu beş özelliğin yapıya ait elemanlar değil, süreç oldukları ve muayyen parametrelere göre tekabüliyet tabloları oluşturduğu sonucuna varılır.

Batı tıbbının düşünce tarzı esas olarak analitiktir, derin sebep-netice bağlantılarına kadar eşyayı ayırıma tâbi tutar. Çin tıbbında ise, semptom (hastalığa ait şikayetler) ve bulgular tam bir kişilik tablosu teşkil edinceye kadar bir sentez oluşturacak şekilde birbirine yamanır.

Modern Batı anlayışı rekabet, yanşma ve mücadele üzerinde önemle durur. Bu dünya görüşü Batı tıbbını oluşma sürecinde büyük ölçüde etkilemiştir. Bundan dolayı Batı tıbbında hastalık sebepleri, öldürülmesi, kesilip çıkarılması veya tahdit edilip kontrol altında tutulması gereken unsurlar olarak algılanmıştır. Tabii ki bunun imkânsız olduğu durumlarda başarısızlık ve ölüm kaçınılmazdır. Oysa Çin tıbbında hastalık vücutta kaos, kanallar ve organlar arasındaki uyumun, harmoninin bozulması olarak algılanır ve bu uyumsuzluk izale edildiği zaman, ne kadar eski, yani kronik hastalık olursa olsun ortadan kalkar.

Batı tıbbı vücut yapısının doğru şekilde idrâk edilmesine ve hastalık süresince değişimine büyük önem verir. Çin tıbbı ise tamamen ve daima fonksiyon üzerinde durur, bir şeyin ne olduğundan ziyade nelerin oluştuğu daha önemlidir. Çin tıbbında organ kavramı fonksiyonları ifade eder. Çağdaş bilimde ölçüm ve kavramsallaştırmanın kesinlik ve önceliği idealdir. Hâlbuki geleneksel Çin felsefesi müphemiyete meyyaldir. Bu tabiattaki nesnelerin, eşyanın daha ziyade bulanık mahiyette olduğu şeklinde bir takdir ve değerlendirmeden dolayıdır. Bütün bu karakteristikler Çin tıbbında vücudun Batı tıbbından çok farklı bir tarzda ele alınmasının sebeplerini teşkil eder. Çin tıbbı, ampirik bir bilimdir. Teori pratikten ayrılamaz. Kavramsal çatının bütün yönleri birbiriyle alakalıdır. Bu da onu, bir giriş noktasının bulunmadığı bir kavramalar çemberi haline getirir ve anlaşılmasını zorlaştırır. Çin tıbbının kavramsal çatısı kanal teorisi, yin-yang teorisi, beş faz ve tekabüliyetler tablosu, altı aşırı faktör, yedi duygu ve balgam, sekiz parametre, kök ve dala orijin ve nihayet kavramları, Qi yolu, Qi-kancevher-ruh kavramları, organları teorisi, iğneleme hakkında teoriler gibi birçok teoriden oluşur.

AKUPUNKTUR HANGİ HASTALIKLARA KARŞI UYGULANIR?

Günümüzde modern Çin yayınlarında 109 ayrı hastalığın akupunkturla tedavisi tarif edilmektedir. Bunlar arasında migren ve baş ağrıları, romatizmal hastalıklar, bel fıtığı, nevrasteni, sara, sinüzit, farenjit, tonsillit, hipertansiyon veya trafik kazasında beyin içi kanamaya bağlı kol ve bacak felci ve konuşamama durumu, yüz felci, yüksek ve düşük kan basıncı, siyatik, alerjik konjonktivit, astmatik bronşit, mide-onikiparmak bağırsağı ülseri, gastrit, çocuklarda spastik hareket bozuklukları, çocuklarda zekâ geriliği, gece körlüğü, glokom, göz sinirinin atrofisi, belde incinme, ishal, kabızlık, lupus eritromatosus, hıçkırık, kanser ağrısı, spastik kolit,diyabet, zona, herpes zoster, beyin afetlerinden sonra hafıza zayıflaması, alerjik rinit, boyunda sertlik, ankilozan spondilartrit, trigeminal nevralji, ayak tabanında yanma duygusu, parkinson, interkostal nevralji, cinsi iktidarsızlık, menier sendromu, idrar kaçıma, ense sertliği, vücutta genel düşkünlük, kusma, saç dökülmesi, aşırı terlemeyi sayabiliriz.

AKUPUNKTUR NASIL UYGULANIR?

Geleneksel kanal teorisinde yerleri 3000 sene önce tarif edilen ve günümüzde histolojik ve elektrofizyolojik olarak varlıkları ispatlanan özel noktalar, her hastanın sun ölçüsüne (elimizin orta parmağının iki kıvrımı arasında kalan orta kemik parçasının boyuna ait uzunluk) istinaden hesaplanıp cetvel veya mezura ile aranıp, özel akupunktur iğneleri ile uyarılırlar. Bu iğneler ithal olup bildiğimiz enjeksiyon iğnesinden çok daha incedir. Uygulama ağrısızdır veya çok az bir ağrı verir. Genellikle bir saat süreyle vücut üzerinde kalmaları ve bazı hastalıklarda elektro akupunktur cihazı ile iğne uyarısının desteklenmesi gerekir.Çünkü elektrik, enerji olması bakımından yang mahiyetlidir ve yin mahiyetli hastalıklarda (romatizma gibi) kullanılması çok faydalıdır.

YİN YANG NEDİR?

Yin-yang teorisi, geleneksel Çin tıbbının temelini teşkil eden teorilerin en önemlilerindendir. Yin-yang düşüncesi esasen gelenek-sel Çin felsefesinin her alanına nüfuz etmiş olup, geleneksel Çin tıbbının kurucuları tarafından tıpta tefsir kaynağı olarak kullanılmıştır. Yin ve yang kelimelerinin orijinal manaları, bir dağın gölgeli (yin) ve güneşli (yang) yanları demektir ve orijinal manalarının ötesinde evrendeki temel ikilemin, her şeyin çift yaratıldığının, zıddiyetin sembolü olarak kullanılırlar. Bu sembolde siyah yin’i, beyaz yang’ı temsil eder. Bu iki renk bir daire içinde birbiri etrafına sarılır. Bundan her ikisinin varlık için gerekli olduğu ve birbirlerini tamamlayıcı oldukları anlaşılır. Yin-yang keyfiyetleri evrenin bütün durumları için tasarlanır ve bir kişinin vücut yapısının veya bir hastalığın semptomlarının mahiyetinin Yin-yang keyfiyetlerine göre idraki ve tefriki, geleneksel teşhis işinde hasta ve hastalık tablosunun inşası için en önemli bir adımdır. Bu tefrik daha sonra beş faz ve tekabüliyetler tablosu içindeki yerine konarak, tedavi programının ana temeli oluşturulur. Ying-yang keyfiyetleri iyi veya kötü diye algılanmamalı, aralarında uyum olmalı ve aşırılık, dengesizlik varsa tedavi programı bunu gidermeye yönelik olmalıdır.

YİN YANG

Toprak Gök

Kadın Erkek

Gece Gündüz

Siyah Beyaz

Ay Güneş

Alçaklık Yükseklik

Ağırlık Hafiflik

İçe Dönüklük Dışa Dönüklük

Durgunluk Hareketlilik

Soğukluk Sıcak

Ağrı Kaşıntı

Romatizma Astım,Hipertansiyon

Tonsillit Egzama,ürtiker

İnhibisyon Stimülasyon

Yetersizlik Aşırılık